İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/12147 · K. 2012/3208
- Esas No
- 2010/12147
- Karar No
- 2012/3208
- Karar Tarihi
- 05.03.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/12147 E. , 2012/3208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2010 tarih ve 2007/87-2010/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "İKİNCİ BAHAR HUZUR EVİ +şekil" markası bulunduğunu, davalının ise işletmesine ÖZEL GÜVEN İKİNCİ BAHAR YAŞLI BAKIM VE DİNLENME MERKEZİ adını verdiğini, böylece davacının markasına açıkça tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek davalının İKİNCİ BAHAR ibaresini işletmenin her türlü tanıtımında, yazışmalarında tabelalarında kullanımının önlenmesini, davalının eyleminin davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesini, ikinci Bahar ibaresinin bulunduğu her türlü evrak tabela reklam ve tanıtım malzemesinden bu ibarenin çıkartılmasını, davalının bu ibareyi kullanmaktan yasaklanmasını, bu ibarenin davalının ticari unvanından çıkarılmasını, 5.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın ihtarnamenin tebliği tarihi olan 13.12.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden sarfınazar ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, “İkinci bahar" ibaresinin anonim bir ibare olduğunu, şiirlere ve şarkılara konu edildiğini, sinema filmleri ve televizyon dizileri çekildiğini, bu ibarenin gençlikten sonra sağlıklı bir yaşlılık dönemini çağrıştırdığını, sektörde herkesin kullanımına açık olduğunu, davacının tescilinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kullanımının davacının markasına tecavüz oluşturmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, "ikinci bahar" ibaresinin huzur evleri hizmetlerinin kalitesi ile ilgili bir ibare olmayıp, genel anlamda "yaşlılıkta gelen mutluluk" olması nedeniyle ikinci ya da üçüncü evlilikleri veya yaşlı insanların yeni bir hayat kurarak mutlu olmalarını gösterdiği, böylece bu ibarenin huzur evi hizmetleri bakımından tasviri olmadığı, davacının markasının asli unsuru "İKİNCİ BAHAR" ibaresi olup, davalının da işletme tanıtım faaliyetlerinde ÖZEL GÜVEN İKİNCİ BAHAR YAŞLI BAKIM VE DİNLENME MERKEZİ ibaresini kullandığından, bu ibarede yer alan ikinci bahar deyimi nedeniyle davalının işletmesinin, davacıyla bir organik bağ içerisinde bulunduğu kanaatinin doğacağı, davalıya ait işletmenin davacının bir şubesi olarak görülebileceği ya da ikinci bahar ibaresinin davacıdan lisans alınarak kullanıldığının düşünülebileceği böylece karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle, davacı vekili maddi tazminat talebinden sarfınazar etmiş ancak bu talebi davalı tarafından kabul edilmediğinden ispat edilemeyen ve sarfınazar edilen maddi tazminat talebinin reddine, davanın kısmen kabulüne, davalının Özel Güven İkinci Bahar Yaşlı Bakım ve Dinlenme Merkezi biçimindeki kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, davalının işletmesinde her türlü tabela, görsel, işitsel reklam, ticari tanıtım evrakı üzerindeki İkinci Bahar ibaresinin çıkarılmasına, davalının bu ibareyi yaşlılar için huzurevi hizmetlerinde kullanmaktan yasaklanmasına ve
davalının bu ibareyi işletmenin tanıtımı ile ilgili her türlü resmi ve özel yazışmalarda ve tabelalarında, sesli tanıtımlarında kullanmasının önlenmesine, takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafından davalının ticaret unvanından terkin istemi konusunda mahkemece bir karar verilmemesi ileri sürülerek temyiz itirazında bulunulmamasına göre davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 279,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 53,10 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.