İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2010/12379 · K. 2011/2749
- Esas No
- 2010/12379
- Karar No
- 2011/2749
- Karar Tarihi
- 08.03.2011
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2010/12379 E. , 2011/2749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, süre bitimi nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, 15.02.2006 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile mülkiyeti ... Belediyesine ait taşınmazın kiraya verildiğini, 15.02.2006 tarihli sözleşmenin süresinin bittiğini 09.12.2009 tarihinde ihtar keşide edildiğini belirterek BK’nun 262.nci maddesi gereğince tahliye isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuş, mahkemece davalıların alt kiracı olduğu davacı ile aralarında kira sözleşmesi olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan davacı ... ile dava dışı ... arasında düzenlenmiş 15.02.2006 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 30.10.2008 tarihli belediye encümeni kararı ve 10.11.2008 tarihli belediye başkanı imzalı muvafakatname ile ...’in dava konusu taşınmazı davalılara devretmesine izin verilmiştir. ... 1. Noterliğinde düzenlenen 10.11.2009 tarihli devir sözleşmesi ile ... taşınmazı davalılara devretmiştir. Kiracılık hakkının devri ile kiracının kiracısı olma durumu arasında fark bulunmaktadır. Kiracılık haklarının devri durumunda birinci kiracının kiracılık durumu sona erdiğinden aradan tamamen çekilerek kiraya verenle devir alan arasında yeni bir sözleşme ilişkisi doğar. Kiracının kiracısı olma durumunda ise kiraya verenle ikinci kiracı arasında bir hukuk ilişkisi yoktur. Bu durumda davacı ile davalı arasında kira ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Davalıların kira bedellerini davacı kiralayana ödüyor oluşu 10.11.2009 tarihli devir sözleşmesi göz önüne alındığında kira sözleşmesinin davalılara devredildiği, dava dışı ...’le davalılar arasında alt kira ilişkisinin kurulmadığı ve davalıların kiracı olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir..
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.