Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2010/13119 · K. 2010/14241
10. Hukuk Dairesi 2010/13119 E. , 2010/14241 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava; 06.02.1979 tarihindeki bir günlük sigortalı çalışmanın ve bu tarihin, sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 05.08.1964 doğumlu olan davacının, .... ait soğutma cihazları imalatı işyerinde 06.02.1979 tarihinde 1 gün süreyle hizmet akdine dayalı çalıştığının ve bu çalışmanın, sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olan davada; mahkemece, anılan istemler yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. a)Davacı, 11.11.2009 günlü dava dilekçesiyle; 02.06.1979 tarihten itibaren 1983 yılına kadarki sigortalı çalışmalarının tespitini istemiş ise de, 27.01.2010 günlü celsedeki imzalı beyanıyla, ilk işe giriş tarihinin ve dolayısıyla sigorta başlangıcının 06.02.1979 olduğunun taspitini istediği,giderek kurum kayıtlarına 22.06.1979 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesindeki işe başlama tarihinin de 06.02.1979 olması karşısında, bu tarih esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, sehven 02.06.1979 tarihinin esas alınması suretiyle karar tesisi isabetli görülmemiştir. b)506 sayılı Yasa’nın 3. Maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4.maddesinde,bu kanuna tabı bir sanatı o sanat için düzenlenen tarih ve pratik öğrenim programına göre o işyerinde öğrenmek amacıyla bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimseye çırak deneceği; 16.Maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmağa mecbur olduğu; 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu bildirilmiştir. Diğer taraftan bir kişiye çırak denilebilmesi için, o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir. Yani, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen tarihte çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Kişi işyerinde üretimleilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davalı Kurum kayıtlarına 22.06.1979 tarihinde intikal eden 06.02.1979 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinde "Not: Çıraklık mukavelesi vardır." ibaresinin not düşülmesi ve işe başlama tarihi itibarıyla davacının henüz 15 yaşını ikmal etmemiş olması da gözetilerek, yukarıda belirtilen düzenlemeler çerçevesinde, davacının çıraklık durumun usulünce araştırılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.