İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2010/13354 · K. 2010/14237
- Esas No
- 2010/13354
- Karar No
- 2010/14237
- Karar Tarihi
- 17.12.2010
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/13354 E. , 2010/14237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.10.2009 ve 04.05.2010 - 22.06.2010 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1674 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 1675 ve 1757 parsel sayılı taşınmazlardan; birleştirilen davalar ile de, 1676, 1678 ve 1677 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı ... fiilen kullanılan yoldan geçit kurulması gerektiğini savunmuş, davalılardan .... davayı kabul etmiş, davalı ... davayı kabul ederek geçit bedelinin ödenmesini istemiş, davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 1674 sayılı parsel yararına 1675, 1676, 1677 ve 1678 parsel sayılı taşınmazlardan geçit kurulmuştur.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olayda, dava konusu 1671 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Geçit hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhinde geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması gerekir. Eldeki davada, geçit ile yükümlendirilen 1676 ve 1678 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları getirtilmediğinden, anılan taşınmaz malikine karşı husumet yöneltilip yöneltilmediği denetlenememektedir. Bu nedenle, mahkemece, 1676 ve 1678 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları getirtilerek taraf sıfatı denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacıya ait taşınmaz yararına hükme esas alınan 15.03.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen 1676, 1677, 1678, ve 1675 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmuştur. Ziraat ve mülk bilirkişilerinin ortak olarak düzenledikleri 01.04.2010 tarihli raporda, geçit kurulan taşınmaz bölümlerinin her birinin ayrı ayrı bedeli hesaplanarak toplam geçit bedelinin 4.650,40TL olduğu belirtilmiştir. Davacıya geçit bedeli olarak bu miktarın depo ettirilmesi gerekir. Mülkiyet hakkını kısıtlayan geçit hakkı nedeni ile geçit ile yükümlendirilen taşınmaz maliklerine taşınmazlarından kurulan geçit miktarının bedelinin tamamının ödenmesi gerekir. Eldeki davada, geçit kurulan taşınmazların her birinin ayrı bir geçit istemi varmışcasına bilirkişi raporunda farklı bir seçenek olarak hesaplanan 2.602,48TL bedelin depo ettirilmiştir. Mahkemece, geçit bedeli olarak 4.650,40TL’nin depo ettirilmesi yerine, 2.602,48TL bedelin depo ettirilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.