İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/13687 · K. 2012/4651
- Esas No
- 2010/13687
- Karar No
- 2012/4651
- Karar Tarihi
- 26.03.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/13687 E. , 2012/4651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2012 tarih ve 2007/164-2010/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Tong Shen Co Ltd. Şirketinin Türkiye distribütörü olduğunu ve TPE nezdinde tescilli EVOBOND 502 markalı ürünlerin ithalatını yaptığını, davalının ise 502 ibaresini tescil ettirip, müvekkili tarafından ithal edilen ürünlerin taklitlerini ürettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının haksız rekabet oluşturan eyleminin tespitine ve 20.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ürün kutusunda davacının kutu, dizayn, yazı ve renklerinin aynısını kullandığı, bu şekilde eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, davalı adına tescilli markanın dava dışı şirkete ait marka ile kısmen iltibasa yol açabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın kırtasiye tipi yapıştırıcılar ve yapışkan bantlar için hükümsüzlüğüne, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, BK’nun 42 ve 43. Maddeleri gereğince 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Tong Shen Enterprise Co. Ltd şirketinin Türkiye distribütörü olduğunu, davalının ise müvekkili tarafından ithal ve satışı yapılan ürünlerin taklitlerini üretip sattığını ve “502” ibaresini kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ile dava dışı firma arasında yapılan sözleşmenin davacıya dava hakkı verdiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonuca gidilmiştir.
Davacı tarafça dava konu edilen talepler, davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve maddi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin müvekkiline aktif dava ehliyeti hakkı bahşettiğini bildirerek eldeki davayı açmıştır.
Davacı talepleri arasında yer alan marka hükümsüzlüğüne ilişkin davada, aktif dava ehliyeti, Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 43. maddesinde düzenlenmiş olup, söz konusu madde uyarınca davacı olabilecekler; zarar gören kişiler, cumhuriyet savcıları veya ilgili resmi makamlar olarak sıralanmış olup, zarar gören kavramının kullanılması, maddenin daraltıcı özellikte olmadığını, bir başka anlatımla dava açabileceklerin tahdidi olarak sayılmamış olduğunu göstermektedir. Zarar gören kavramı, zarara uğrayan veya zarara uğrama tehlikesi altında bulunan ya da söz konusu işareti kullanabilme olanağı haksız bir biçimde kısıtlanan yahut kısıtlanma tehlikesi altında olan herhangi bir gerçek veya tüzel kişidir. Nitekim kavram, madde içeriğine uygun olarak, Dairemizce de geniş yorumlanmakta ve zararın müstakbel bir niteliği haiz olması dahi ilgilinin davacı olabilmesi açısından yeterli kabul edilebilmektedir. Bu açıdan davacının, 556 Sayılı KHK’nin 42. maddesi gereğince ithalatçı ve satıcı sıfatıyla marka hükümsüzlüğü davası açabilmesi mümkündür. Nitekim mahkemece davacının bu talebi hakkında verilen kabul kararında her hangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacı talepleri arasında, marka hakkından kaynaklanan haksız rekabet ve maddi tazminat istemleri de yer almaktadır. Distribütör olan davacı, dava konusu markanın basit ya da inhisari lisans sahibi olduğunu iddia ve ispat etmediği gibi dosya içinde davacının, karşılıklı sözleşme düzenlediği yabancı şirkete ait marka üzerinde rehin ya da intifa hakkına sahip olduğuna dair bir bilgi de bulunmamaktadır. Bu durumda davacının markaya tecavüz ve buna bağlı tazminat davalarını açabileceğinden söz edilebilmesi mümkün değildir. Her ne kadar davalı tarafça yapılan kullanımın, davacının ithal edip sattığı ürünlerin ambalajlarına benzer olduğu ve bu hali ile markasal kullanımın markanın tescilli olduğu şekilden farklı olduğu ve bu suretle davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği savunulabilirse de, söz konusu haksız rekabet eylemi nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zarar da esasen yine dava dışı yabancı şirketin marka hakkından kaynaklandığından davacının haksız rekabet ve tazminat istemlerine ilişkin talepleri yönünden aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının eldeki davayı dava dışı Tong Shen Enterprise Co. Ltd. şirketi adına açmasının ise 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 35. maddesi uyarınca mümkün olmadığı değerlendirilmeksizin davacı ile marka sahibi arasındaki distribütörlük sözleşmesine değer verilerek, haksız rekabet ve maddi tazminat istemleri yönünden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.