İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/13709 · K. 2012/19254
- Esas No
- 2010/13709
- Karar No
- 2012/19254
- Karar Tarihi
- 27.11.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/13709 E. , 2012/19254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2008/296-2010/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan TMSF vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'ya devir edilen Sümerbank A.Ş’nin Rize Şubesi'nin yöneticilerin kasıtlı ve aldatıcı beyanları, yanlış bilgilendirme ve teşvikleriyle 81.935 USD’yi vadeli olarak yatırdığını, bankaya el konulmasından sonra yapılan başvuruda paranın Efektifbank Offshore Ltd Şirketine gönderildiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, anılan Banka'nın davalı Bankaya devir edilen Sümerbank A.Ş’nin yöneticilerince para toplamak amacıyla kurulduğunun, paravan bir şirket olduğunun ortaya çıktığını, davalı yönetici ile diğer yöneticilerinin yargılanarak mahkûm olduğunu, önceden açtığı davanın usuli nedenlerle reddine karar verildiğini, offshore bankasının aciz içinde olduğunun belirlendiğini, davalı Banka'nın alacaktan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 USD’lik kısmının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Oyakbank A.Ş vekili, havalenin dava dışı offshore banka adına yapıldığını, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Banka'nın yetkililerinin iradeyi sakatlayıcı, hileli davranış ve yönlendirmelerine yönelik somut kanıt sunmadığı, daha önce Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davasında adına işlemleri yapan kişinin yetkili olmasa da dava dışı offshore bankasına havale dahil tüm işlemlerine davacı tarafından icazet verildiği, bilinip benimsendiği gerekçesiyle reddi yönünde hüküm tesis edildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davada ise, davacı şirketin iradesinin, devir alınan Sümerbank A.Ş yetkililerinin hile ve desise içeren davranışları ile sakatlandığının ileri sürüldüğü, reddedilen davasındaki talepleri ile işbu davadaki taleplerin çeliştiği, reddedilen davada irade sakatlığından bahsedilmediği, yetkili olmayan kişi aracılığı ile yapıldığının bildirildiği, her ne kadar Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın tarafları ile bu davanın tarafları aynı olmamakla beraber kesin hüküm oluşturmamakta ise de açıklanan gerekçelerle kesin delil teşkil ettiği, davacının iradesinin sakatlandığını ispat edemediği, ispat
etse bile, kesinleşen hüküm nedeniyle irade sakatlığından bahsedilemeyeceği, basiretli tacir olan davacının hesaptaki bir kısım getiriyi aldığı, Sümerbank A.Ş’nin TMSF’ye geçişinden sonra hesabın sigorta kapsamında olmadığını öğrendikten sonra talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanması teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya devir edilen Sümerbank A.Ş’nin Rize Şubesi'nin çalışanlarının kasıtlı ve aldatıcı davranışları ile yanlış bilgilendirmeleri sonucu vadeli para yatırdığını, anılan bankaya el konulmasından sonra hesaptaki paranın Efektifbank Offshore Ltd. şirketine gönderildiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, bu şirketin de davalıya devir edilen banka yöneticilerinin kurduğu paravan şirket olduğunun ortaya çıktığını, mal varlığının bulunmadığının belirlendiğini, davalıya devir edilen banka yöneticilerinin eylemleri nedeniyle yargılandıklarını ve mahkum olduklarını, hesaptaki paradan sorumlu bulunduklarını iddia etmiştir. Davacı taraf, Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davalıya devir edilen banka aleyhine açtığı davada hesap açma işleminin yetkili olmayan kişi tarafından yapıldığını, müvekkilini bağlamayacağını ileri sürerek tahsil talebinde bulunmuş, yapılan işlemlere muvafakat ettiği gerekçesiyle açtığı davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş, Dairemiz incelemesinden geçen bu karar kesinleşmiştir.
Bir davada kesin hükümden bahsedebilmek için, o davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve müddeabihlerinin aynı olması gerekmektedir. Dava sebebi, maddi olaylardır. Hukuki sebep, dava sebebi değildir. Tarafları ve müddeabihi aynı olsa bile, yeni vakılara dayalı olarak yeni bir dava açılması mümkündür. Böyle bir davanın açılmasının ne hakkın kötüye kullanılması ne de çelişkili davranış yasağı ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Somut olay itibariyle davacı taraf, Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davadan farklı olarak, işbu davasında hesap açılırken iradesinin fesata uğratıldığını, davalı TMSF’ye devir edilen Sümerbank A.Ş’nin çalışanlarının kasıtlı ve aldatıcı davranışları ile yanlış bilgilendirmesine maruz kaldığını, parasının banka yöneticilerinin kontrolündeki dava dışı Efektifbank Offshore Ltd. şirketine gönderildiğini ileri sürmüş olup, ayrı vakılara dayanmıştır. Dava sebebi, önceki açtığı davadan tamamen farklıdır.
Bu durum karşısında, davalı TMSF’ye devir edilen bankanın yöneticileri aleyhine açılan ceza dosyası kapsamı da değerlendirilerek, tüm kanıtlar çerçevesinde davacı iddialarının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı TMSF'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.