İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2010/14228 · K. 2011/10703
- Esas No
- 2010/14228
- Karar No
- 2011/10703
- Karar Tarihi
- 13.07.2011
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2010/14228 E. , 2011/10703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından dava konusu yerin arazi kadastrosunda orman vasfıyla tapulama harici bırakılan kısımda kaldığının, sahada arazi ve orman kadastrolarının yapıldığının anlaşılmasına, harita mühendisleri bilirkişilerin raporlarında kendilerince orman sınır noktalarına verilen koordinat değerlerine göre dava konusu taşınmazın orman tahdit hattının orman sayılmayan tarafında kaldığı kanaatine varıldığının, orman mühendisi bilirkişinin raporunda da yerin memleket ve amenejman haritalarına göre durumunun incelenip harita mühendisleri bilirkişilerin raporlarına atıfta bulunularak yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesine karşılık 1966 tarihinde yapıldığı belirtilen orman kadastro haritasının mahalline uygulanmamış olduğunun anlaşılmasına, dava konusu yerin batısının orman olduğunun belirtilmesine, orman tahdidi yapılan yerlerde bir yerin orman olup olmadığının tesbitinde orman tahdit haritasının esas alınmas gerekmesine göre mahallinde harita tekniğinden anlayan farklı harita mühendisi ve orman mühendislerinden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla zabıt mümziilerinden birinin yer gösterimi suretiyle yeniden keşif yapılın orman tahdidinin yapıldığı zamandaki alet ve teknikler uygulanarak orman tahdit haritasının da tatbik edilip yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının, kuzeyinin orman olmasına göre zaman içinde ormandan kazanılıp kazanılmadığının, halihazırdaki durumu itibariyle üzerinde orman örtüsü bulunmasa da salt toprağının dahi orman olarak kabulü gerekeceği de gözetilerek vasfının şüpheye yer vermeyecek şekilde tesbitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.