İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/14522 · K. 2012/8557
- Esas No
- 2010/14522
- Karar No
- 2012/8557
- Karar Tarihi
- 22.05.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/14522 E. , 2012/8557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 01/06/2010 tarih ve 2008/12-2010/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İsrail'de mukim sigorta şirketi olduğunu, müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile davalı Sarkusyan A.Ş. tarafından üretilen ve yükletilen, diğer davalı tarafından taşınan emtianın sigorta teminatı altına alındığını, söz konusu emtianın boşaltma limanında eksik olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, davalıların zarardan sorumlu olduklarını, bu nedenle sigortalıya ödenen bedelin davalılardan tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı taşıyıcı hakkındaki takibin kesinleştiğini, ancak aksi bir durum ihtimaline karşı bu davaya dahil edildiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, SEA LEADER isimli gemi üzerinde kendilerine kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Sarkusyan A.Ş. tarafından üretilen emtianın davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı sigortalandığı, emtia satışının C&F esası ile yapıldığından davalı üreticinin sorumluluğunun malın Haydarpaşa Limanı'na taşınmasına kadar olduğu, emtianın da bu limana konteynerlerle gönderildiği, taşımanın ise diğer davalı tarafından gerçekleştirildiği, 02.02.2006 tarihinde taşımanın tamamlandığı ve alıcı tarafından konteynerlerin orijinal mühürlü olarak teslim alındığı, davacı taraf malın eksik olduğunu ileri sürmüş ise de teslim anında konteynerlerin kötü durumda olduğunu ya da yükün eksik bulunduğunu gösteren herhangi bir belgenin sunulmadığı ve TTK'nun 1066/1. maddesi uyarınca süresinde hasar ihbarının yapılmadığı, davacının konteynerlerdeki mührün sahte olduğunu ya da yükün konteyner içinden taşımanın bir kesitinde çalındığını da kanıtlayamadığı, sonuç olarak imalatçı davalının 56 palet içinde bakır teli teslim ettiğinden ve bunun aksini gösterir herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmadığından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, konteynerin gönderilen tarafından kapalı olarak teslim alınması ile de davalı taşıyıcının konişmentodan doğan sorumluluğunun sona erdiği, dolayısıyla davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesi uyarınca ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İİK'nun 67. maddesinde düzenlenmiş olup bu tür davanın açılabilmesi için genel dava şartlarının yanında geçerli bir icra takibinin bulunması ve icra takibine usulünce itiraz edilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından davalılar aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatılmış, davalı borçluların yetki itirazı üzerine dosya Şişli 2. İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiştir. Anılan İcra Müdürlüğü'nce yalnızca borçlulardan Mearsk Denizcilik adına ödeme emri tebliğe çıkarılmış, ancak bu borçluya yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve takibin kesinleşmediği ilgili icra müdürlüğünce karar altına alınmış, bu karara karşı şikayet yoluna gidilmediği gibi borçlulara ödeme emri tebliğ edilmediği de icra dosyasından anlaşılmıştır. Bu durumda, aleyhlerine başlatılan icra takibinde borçlulara usulüne uygun ödeme emri tebligatı yapılmadığı ve borçlular tarafından yapılmış usulünce bir itiraz da bulunmadığından işbu itirazın iptali davasının dinlenilmesi mümkün değildir. Açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin nedenlerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, HUMK'nun 438/son maddesi gereğince sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, HUMK'nun 438/son maddesi gereğince sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.