İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/14827 · K. 2012/19031
- Esas No
- 2010/14827
- Karar No
- 2012/19031
- Karar Tarihi
- 23.11.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/14827 E. , 2012/19031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2008 tarih ve 2006/415-2008/149 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1949 yılından beri çikolata, şekerleme ve bisküvi üretimi sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına tescilli “... ŞOKOPİRAMİT”, “...”, “... ÇİKOLATACINIZ”, “ŞOKOPİRAMİT” ibareli markaların bulunduğunu, davalının kendi ürünlerini, müvekkilinin “ŞOKOPİRAMİT” markası altında ürettiği çikolata ambalajlarının aynıları ile paketleyerek piyasaya sunduğunu, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yaklaşık on yıldır devam ettiğini, en son 04.11.2004-20.01.2005 tarihlerini kapsar tek satıcılık sözleşmesinin düzenlendiğini, ancak davacının yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle müvekkiline olan borçlarını ödeyemediğini, davacının dava konusu ürünlerinin bir kısmının ambalajlarının kullanılamaz olduğunu, durumun davacıya bildirilmesine rağmen ayıbın giderilmediğini, davacının satış müdürü olan ...'ın müvekkiline ambalajları kendisinin yaptırabileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin davaya konu ambalajları bastırdığını, bu ambalaj içinde davacıya ait olan müvekkilince fatura karşılığında alınan orijinal ürünlerin satıldığını savunarak, davanın reddini, aksi halde müvekkilinin alacağının takas edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 04.11.2004-20.01.2005 tarihlerini kapsayan bir tek satıcılık ilişkisi bulunduğu, ancak davaya konu ürünlere ilişkin suç tutanağının düzenlendiği 07.10.2005 tarihinde taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunmadığı, dava konusu ürünlerin ele geçirildiği tarihin sözleşmenin sona erdiği 20.01.2005 tarihinden yaklaşık 8 buçuk ay sonrasına tekabül ettiği, çikolata ürününün raf ömrünün birkaç ay ile sınırlı olduğu, her ne
kadar davacı şirketin satış müdürü ... isimli şahsın davalıya ambalaj basma konusunda izin verdiği savunulmuş ise de bu beyanın davalı şirkete, davacıya ait çikolata ürünlerini istediği şekilde ambalajlayarak piyasaya sürme yetkisini vermediği, cep telefonu görüşmesi ile izin verilmesinin başkasına ait markayı kullanmak için yeterli olmadığı, davalının üretim ve teslim tarihinden en erken 8 buçuk ay sonra üstelik ambalajları bozulmuş-yırtılmış kutulardaki ... “Şokopiramit” markalı ürünleri, yeni ambalaj yaptırarak piyasaya sürmesinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, dolayısıyla davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, davalı vekili takas definde bulunmuş ise de davacının icra takibine konu borcunun sabit olmayışı nedeniyle bu talebin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının ... markasına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, 1.340 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, davalı vekilinin takas def'inin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının alacaklı olduğu takip dosyasındaki takas işlemlerinin de tedbiren durdurulmasına ve davalı tarafça bu tedbir kararının kaldırıldığının savunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 291.40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.