İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/15412 · K. 2012/6160
- Esas No
- 2010/15412
- Karar No
- 2012/6160
- Karar Tarihi
- 16.04.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/15412 E. , 2012/6160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2010 tarih ve 2007/217-2010/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının fuar organizasyonunda kullanacağı standın projesi için müvekkili ile yaptığı görüşmelerin, davalının projeyi satın almaktan vazgeçmesi nedeniyle sona erdiğini, ancak davalının müvekkilinin tasarladığı projenin birebir kopyasını müvekkilinin herhangi bir izni olmaksızın fuarda kullandığını, müvekkili eserinin izinsiz olarak kullanılması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek FSEK.'in 68'inci maddesi gereğince 11/12/2006 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiş bedelin üç mislini ve 10.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile proje çizimi anlaşması imzalamadığını, davalı ile yapılan görüşme ve elektronik yazışmaların taraflar arasında sözlü bir anlaşma kurulduğunu da göstermeyeceğini, fuar stantlarının müvekkili şirketin ortağı Bora Tamerkan tarafından tasarlandığını, davacıya standın ayrıntılı eskizlerinin müvekkili tarafından verildiğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre oda üyesi olmayan bir mimarın çizdiği projenin belediyelerin ilgili birimleri veya benzeri resmi kurumlarda işlem yapılması halinde sonuç doğuracağı, davalının davacının durumunu ve oda kaydının bulunmadığını bilmemesinin mümkün görülmediği ve bu duruma rağmen fuar organizasyonunda kullanılacak stand için davacıdan talepte bulunduğu, aralarında bu anlamda bir sözleşme de bulunmadığı halde, proje üzerinde standların rengi ve benzeri hususlarda basit değişiklikler yaparak büyük ölçüde benzer şekilde 2006 yılı Cebit Bilişim Fuarındaki standda kullandığı, mimari projenin mimarlık fakültesi mezunu ve mimar sıfatını taşıyan davacının eseri olduğu, davacının özgün çalışması sonucu FSEK.'te tarif edilen eser niteliğindeki bilgisayar üzerinde gerçekleştirdiği mimari projesini davalının rayiç bedel ödemeksizin kullandığı, eserden kaynaklanan haklarına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle FSEK. 68'inci maddesi nazara alınarak rayiç bedel 5.919.00 TL'nin 3 katı olan 17.757.00 TL maddi ve 3.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 924,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/04/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, eser sahibi tarafından FSEK'nun 68 nci maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası olup mahkemece, davacı eser sahibinin izni dışında davalının davacıya ait projeyi kullandığı gerekçesiyle belirlenen bedelin üç katına hükmedilmiştir.
FSEK'nun tecavüzün ref'i davalarında genel hüküm olarak öngördüğü 66 ncı maddenin son fıkrasında açıkça mahkemenin eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şumulunu, kusurun olup olmadığını varsa ağırlığını.... taktir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikine karar vereceği belirtilmiştir. FSEK'da düzenlenen ref davası, sadece tecavüzün giderilmesini değil, aynı zamanda mali ve manevi hakları da kapsar. Bu nedenle de Yasa'nın 66 ve 68 nci maddelerine göre tecavüze uğrayan, emsal veya rayiç bedelin “en çok üç kat” fazlasını isteyebilirse de ödenecek bedel bu sınır içinde mahkemece tecavüzün şumulu ve kusurun derecesi gözetilerek tesbit olunur (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2012 Basım, sh. 311-319). Mahkemece, somut olayın özellikleri gözönüne alınarak bu yönde bir değerlendirme yapılması gerekirken üç kat fazlanın talep edilmesi nedeniyle hiçbir değerlendirme yapılmaksızın üç kat fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki davanın tazminat davası olduğu gözetildiğinde özel Yasa'sında hüküm olmaması halinde dahi BK'nun 42-43 ncü maddeleri gereğince hakim tazminat miktarını belirleyeceğinden ortak kusur dikkate alınabilir.
Mahkemece, bu konuda değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle kararın bu yönden bozulması görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.