İçtihatYargıtay16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi · E. 2010/1979 · K. 2010/6265
- Esas No
- 2010/1979
- Karar No
- 2010/6265
- Karar Tarihi
- 25.10.2010
Karar Metni
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1979 E. , 2010/6265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 19, 126 ada 2, 166 ada 1 parsel sayılı 25907.95, 4307.65, 7783.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Süleyman ve Haydar Özcan mirasçıları davacı ile davalılar adlarına tespit edilmişlerdir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazları satış senetleri ile maliklerinden satın aldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 121 ada 19, 126 ada 2, 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi ... ve ... mirasçıları adlarına payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı satış senetleri taşınmazlara uymakta ise de zilyetliğin tek başına davacıda olmayıp tüm tespit maliki mirasçıların birlikte kullandıkları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitinde taşınmazlar irsen ve taksimen intikal ile ... mirasçıları davalılar ile Haydar mirasçıları davacı ve diğer davalılar adlarına tespit edilmişlerdir. Davacı ..., taşınmazların ... ve ... ile ilgisinin olmadığını, kendisinin ilk zilyetlerinden 21.4.1964, 28.6.1963 tarihli Noter satış senetleri ve 26.4.1978 tarihli köy senedi ile satın aldığını, bu senetlere göre 126 ada 2 sayılı parselin tamamının, 121 ada 19 sayılı parselin bir bölümünün (keşif krokisine göre 1430 metrekarelik bölümün) kendisine, 166 ada 1 sayılı parselin ise yarısının kendisine, yarısının da birlikte satın aldığı amcası ...'a ait olduğu iddiasına dayanmıştır. Mahkemece satış senetleri zemine uygulanmış, taşınmazlara uydukları ve taşınmazların önceki malikleri tarafından davacıya satıldıkları belirlenmiştir. Hatta 26.4.1978 tarihli adi satış senedinde satış yapan ... tanık sıfatıyla dinlenmiş ve diğer beyanların aksine taşınmazın kendisine ait olduğunu ve taşınmazı yalnızca davacıya sattığını ve parasını da davacıdan aldığını beyan etmiştir. Mahkemece satış senedinde imzası bulunan tüm satıcılar ve senet tanıkları dinlenmemiş, beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Davaya konu edilen taşınmazların satış senetleri ve beyanlar karşısında kime ait oldukları tam olarak anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında yeniden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, satış senetlerinde ismi geçen satıcılar ve senet tanıkları katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, senet tanıkları ve satış yapan şahıslardan dava konusu edilen taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından satın alındığı, taşınmazları hangi sebeple Süleyman ve Haydar mirasçılarının birlikte kullandıkları, asli zilyedin kim olduğu hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, toplanan delillerin tespit tutanağının edinme sebebindeki
beyanlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ondan sonra tüm delliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.