İçtihatYargıtay5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2010/20868 · K. 2011/3125
- Esas No
- 2010/20868
- Karar No
- 2011/3125
- Karar Tarihi
- 24.02.2011
Karar Metni
5. Hukuk Dairesi 2010/20868 E. , 2011/3125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Bozma öncesi alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazların sulama kanalları geçirilmeden önce kuru tarım arazisi niteliğinde oldukları anlaşıldığından ilk karar, taşınmazlara kuru tarım arazisi olarak değer biçilmesi gerektiği belirtilerek Dairemizce bozulmuşsa da; Bozma sonrası yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bu beyanları doğrular mahiyetteki fen bilirkişisi krokili raporuna göre, Aksu çayından gelen arklardan sulanan taşınmazların el atmadan önce de sulu tarım arazisi vasfında oldukları anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazlara sulu tarım arazisi olarak değer biçildikten sonra, öncesinde sulu olsa dahi DSİ’ye ait sulama kanalları geçirilmesi nedeniyle arta kalan kısımlar daha sistemli sulama imkanına kavuşacağından bu bölümlerde bir değer artışı olacağı gözetilerek, bu bölümlerdeki değer artışının Kamulaştırma Kanununun 12/c maddesi uyarınca toplam bedelden indirilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve tarafların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri gözetilerek, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden ise davalı idare lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.