İçtihatYargıtay1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2010/2449 · K. 2010/3834
- Esas No
- 2010/2449
- Karar No
- 2010/3834
- Karar Tarihi
- 05.04.2010
Karar Metni
1. Hukuk Dairesi 2010/2449 E. , 2010/3834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : YALOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2009
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Hazine’nin mirasçısı olduğu A.Ç.in 1057 parseldeki 2 nolu daireyi davalı ile yaptıkları ölünceye kadar bakma akti gereğince davalıya temlik ettiğini, A. Ç.in sağlığında davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1360 Esas sayılı davasını açtığını, ancak yargılama sırasında ölümüyle mahkemece Yalova Malmüdürlüğüne davacının öldüğü ve mirasçısının bulunmadığı bildirilerek davanın takip edilip edilmeyeceğinin ihbar edildiğini, idarece gerekli araştırmanın yapılması ve Devletin mirasçılığına ilişkin mirasçılık belgesinin alınması işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle takipsiz kalan davanın 28.12.2005 tarihinde HUMK’nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/241E. 2007/1245 K. Sayılı kararı ile A.Ç.’in mirasının Devlete aidiyetine karar verildiğini, muris A.Çamlıbel tarafından açılan ancak vefatı nedeniyle işlemden kaldırılan Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1360 Esas sayılı davaya devam edilmesi ve anılan davanın dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline ve sözleşmeye konu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bakım alacaklısının ölümü ile sözleşmenin sona ereceğini, fesih hakkının mirasçılarına geçmeyeceğini, ayrıca iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptaline, 2 nolu bağımsız bölüm tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal, tescil ve elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Ayşe’nin maliki olduğu 2 nolu bağımsız bölümü 06.02.1991 tarihinde intifa hakkı üzerinde bırakılmak suretiyle çıplak mülkiyetini davalıya satış suretiyle temlik ettiği ve satışın sicile yansıdığı, aynı tarihte davalı ile noterden 2497 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma akdi düzenledikleri, bakım alacaklısı A.tarafından, bakım koşulunun yerine getirilmediği iddiası ile Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1360 E. sayılı dosyası ile açılan davanın devamı sırasında bakım alacaklısının öldüğü ve mahkemece araştırma neticesinde herhangi bir mirasçısı bulunmadığının tespit edildiği ve bunun üzerine TMK’nun 501. maddesi hükmü uyarınca son mirasçı olarak Hazine’nin kaldığı gözetilerek Hazine’ye tebligat yapıldığı, ancak davanın takip edilmemesi sebebiyle 03.04.2006 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilerek 12.02.2010 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine Hazine’nin, son mirasçı sıfatıyla aldığı veraset belgesine dayanarak bakım alacaklısının önceden açtığı davadaki iddialar belirtilmek suretiyle eldeki davayı açtığı ve mahkemece bakım borcunun yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, yapılan ölünceye kadar bakım akdi sicile yansımamış ve kişisel hak bazında kalmıştır. Oysa, davalı adına oluşan sicil satışa dayalıdır. Önceki davada, davacı A.satışa dayalı sicil kaydına yönelik iradeyi fesada uğratan veya sicilin yolsuz tescile müstenit bulunduğu konusunda bir iddiada bulunmamış, bakım aktinin yerine getirilmediği sebebini ileri sürmüştür.
Öyleyse, sicil, ölünceye kadar bakma akdine göre tesis edilmediği için, bu iddia ile açılan davanın dinlenmesine olanak yoktur. Diğer taraftan eldeki dava, açılmamış sayılmasına dair kesinleşen davanın devamı olarak da nitelendirilemez. Bir bakıma sicil ölünceye kadar bakma akdi gereğince davalı adına oluşsa bile, mirasçıların böyle bir davayı açmasına ve davanın dinlenmesine olanak yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün,açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.