İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2010/3416 · K. 2012/9167
- Esas No
- 2010/3416
- Karar No
- 2012/9167
- Karar Tarihi
- 12.03.2012
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2010/3416 E. , 2012/9167 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine ve düşmeye dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mağdur ve mağdurun arkadaşları olan tanıklar Hasan ve Mikail ile sanık arasında küfürlü konuşma meselesinden dolayı tartışma çıkması üzerine sanığın olay yerinden arabasıyla ayrıldığı, bir müddet sonra sanığın, arkadaşı Özgür ile birlikte yeniden olay yerine geldiği, sanığın arabanın ön camından silahı mağdur ve arkadaşlarına doğrulttuğu, bunun üzerine mağdurun sanığın elinden silahı almak istediği ve aralarında boğuşma başladığı, boğuşma sırasında sanığın silahı ateşlediği, silahtan çıkan merminin arabanın ön camını kırdığı, sanığın ikinci kez silahı ateşlemesi üzerine çıkan merminin mağdurun sol lomber bölgesine isabet ettiği, olay öncesinde mağdur ve arkadaşları ile sanık arasında tartışma çıkması, sanığın silahı mağdur ve arkadaşlarına doğrultması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın yaralama kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde sanığın eyleminin taksirle yaralama kabul edilip şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
3)Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12/03/2012 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ:
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'ın bakkal dükkanı önünde oturan, mağdur ... ve onun arkadaşlarına hitaben, "seviyeli konuşun" demesi ve tartışmaları üzerine, sanık, buna sinirlenip otosuna binerek olay yerinden ayrılmıştır.
Bir süre sonra, sanık ..., arkadaşı olan Özgür'ü de otosuna alarak, Özgür'ün sevk ettiği oto ile kendi elinde ise tabanca ile olay yerine gelmiş, tabancayı otonun ön camından mağdura ... yönelttiği mağdur ...'ın tabancayı tutup almaya çalıştığı sırada, sanığın bir el ... ettiği, mermi çekirdeğinin otonun ön camının sağ üst köşesine isabet ettiği anlaşılmıştır.
Tabancanın bir el ... alması üzerine, mağdur ... tabancayı bırakıp, geri çekilerek kaçmak istediği sırada, tanıklar Hasan Çakar ve Mikail ...'un soruşturma aşamasındaki anlatımlarından anlaşıldığı gibi, sanığın, mağdurun sol lomber (sırt nahiyesini) hedef alarak ikinci kez boğuşma söz konusu olmadan ... ederek, sırt kısmından giriş, çıkışı olmayacak şekilde mağduru yaralamıştır. Acilen yapılan ameliyat neticesinde, batın, dalak ve böbrek nahiyelerinden ağır şekilde yaralanmış olduğu, mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği, yapılan ameliyat sonucunda mağdurun hayata döndüğü dosya içindeki maddi delillerden anlaşılmıştır.
Sanığın, mağdura ateşli silahla birden fazla ... etmesi, hayati bölge arz eden sırt nahiyesini hedef alması, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporu, maddi belgeler ve tarafların kovuşturma aşamasında barışıp ifadelerini değiştirmeleri gibi hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde, ateşli silahla hayati bölgeye ... edilmesi nedeniyle kastın öldürmeye yönelik olduğu, sanığın kastının öldürmeye teşebbüs mü veya yaralama aşamasında mı kaldığı hususunun mahkeme aşamasında tartışılmadığı, keza O Yer C. Savcısının sanık aleyhine temyizi bulunması nedeniyle, bu eksikliğin ikmali için, öldürmeye teşebbüs hususunun tartışılması Asliye Ceza Mahkemesinin görevini aştığından, tüm bu eylemin değerlendirilmesinin yüksek dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmakla Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi açısından hükmün bozulması gerektiği görüşündeyim. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.