İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2010/412 · K. 2010/12218
- Esas No
- 2010/412
- Karar No
- 2010/12218
- Karar Tarihi
- 29.11.2010
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2010/412 E. , 2010/12218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/11/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen tazminatın haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne ilişkin 06/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Öteki temyiz itirazlarına gelince; a)Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/99-2007/853 sayılı kararı ile dava dışı polis memuru ... n’ü 7 gün ... ve gücüne engel olacak biçimde yaralamak suçundan adli para cezası ile cezalandırıldığı, verilen kararın temyiz aşamasında olup kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden bağlayıcıdır. Ceza mahkemesinde, dava dışı polis memurunun 7 gün ... ve gücünden kalacak biçimde yaralandığı belirlenerek davalının cezalandırılmasına kararı verildiğine göre belirlenen bu maddi olgu hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcı olacaktır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, dava dışı polis memurunu idarenin ileri sürdüğü gibi 15 gün değil 7 gün ... ve gücüne engel olacak biçimde yaraladığı kabul edilip davalının 7 gün üzerinden hesaplanacak nakdi tazminat tutarından sorumlu tutulması gerekirken, yanılgıya düşülerek 15 gün üzerinden hesaplanan nakdi tazminat tutarı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylem 22.02.2004 günü gerçekleşmiş, davacı idare ise 14.07.2008 günlü Nakdi Tazminat Komisyonu karar ile 2330 sayılı Yasa gereğince yaralanan dava dışı görevliye nakdi tazminat ödemiştir.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat tutarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalıya rücu edilemez. Davacı idarenin, davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat tutarından davalının sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi gerekirken, karar gününde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan tutar üzerinden istemin kabul edilmiş olması da doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.