İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/4376 · K. 2010/4454
- Esas No
- 2010/4376
- Karar No
- 2010/4454
- Karar Tarihi
- 26.04.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/4376 E. , 2010/4454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2007/3-2008/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin anasözleşmesinin 43. maddesi uyarınca müşterek imza ile temsil edildiğini, bu durumun davalı bankaya bildirildiği halde davalı banka tarafından müvekkilinin eski muhasebecisi ... ile yetkili memuru ...’a tek ve/veya sahte imza ile toplam (13.065)YTL ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı kooperatif anasözleşmesinin 43. maddesi uyarınca kooperatifin taahhüt altına girmesi için en az iki imza gerektiğinin bildirildiği, dava konusu olayda tek imza ile ödemelerin yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın davacı kooperatife tek veya diğeri sahte olan iki imza ile usulsüz ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı kooperatif adına para çekilebilmesi için en az iki imzanın gerektiği, dava konusu ödemelerin ise dava dışı ...’a ait tek imza ile veya ...’un imzasının yanında diğeri sahte olan iki imza ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı banka vekilince de davacı kooperatif tarafından müvekkiline gönderilen 14.06.2002 tarih ve 92 sayılı yazı dikkate alınırsa müvekkilinin yaptığı ödemelerin usulsüz kabul edilemeyeceği, yine 22.03.2005 tarih ve 67 sayılı yazı ile 29.04.2005 tarih ve 111 sayılı yazılarında davacı kooperatifin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikleri müvekkili bankaya bildirmediğini kabul ettiği savunulmuştur. Gerçekten de dosyaya sunulan 14.06.2002 tarih ve 92 sayılı yazıda davacı kooperatifçe davalı bankaya ...’ın her türlü kooperatif işlemini takip etmeye ve para alıp yatırmaya yetkili olduğu bildirilmiş, mahkemece bu yazı karar yerinde değerlendirilmediği gibi diğer yazılar da getirtilip incelenmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda anılan yazıların getirtilip incelenmesi, hem bu yazılarda hem de 14.06.2002 tarih ve 92 sayılı yazıda kullanılan ifadelerden ...’ın tek başına para çekmeye yetkili olduğu sonucunun çıkıp çıkmadığının ve davalı bankanın yaptığı ödemelerin usulüne uygun sayılmasını gerektirip gerektirmeyeceğinin değerlendirilmesi, ayrıca davalı bankanın davacı kooperatife yaptığı ve uyuşmazlık konusu olmayan önceki ödemelerin incelenmesi suretiyle bu ödemelerin kime ve nasıl yapıldığının ve davacı kooperatifin aynı şekilde yapılan önceki ödemeleri benimseyip benimsemediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Kabul şekli bakımından da davacı bankanın 108 numaralı fişle yaptığı (900) YTL tutarındaki ödemenin tarihinin gerçekte 14.06.2002 olduğu halde mahkemece karar yerinde 11.06.2001 olarak belirtilmesi ve anılan tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.