İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/4466 · K. 2010/4812
- Esas No
- 2010/4466
- Karar No
- 2010/4812
- Karar Tarihi
- 03.05.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/4466 E. , 2010/4812 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/388 - 2008/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortaklığından ihraç edildiğini, bu ihraç Kararının usulsüz olduğunu, kendisine şartların tamamlanması bakımından bir ihtar yapılmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahditli plaka uygulamasına geçildiğini, davacının daha önce işi ve ortaklığı terk ettiğini, uzun süre müvekkiline başvurmadığını, ortak olma şartlarını kaybettiğini, başka kooperatifin ortağı bulunduğunu, iptal davasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortaklık şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle ihraç edildiği, her ne kadar bu şartların yerine getirmesi için davalı tarafından ihtarname çekilmemiş ise de bu durumun sonuca etkili olmayacağı, davacının 10 yıldan beri anasözleşmenin şartlarını yerine getirmemesi ve daha sonra bu davayı açmasının MK.nun 2 nci maddesiyle bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili etmiştir.
1-Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalının ortağı olduğu hususu çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ihracına ilişkin kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, anasözleşmenin 10/3, 5 ve 6. maddelerine dayalı olarak, taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak, kooperatifin amacına uygun motorlu araç bulunmak ve aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak şeklinde açıklanan üç ayrı ortak olma koşulunu kaybettiğinden bahisle ortaklıktan ihraç edilmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemenin kabulünün aksine kooperatif anasözleşmesinin ortaklık şartlarını belirten 10. Maddesinde, kooperatife ortak olabilme şartları arasında araç sahibi olma koşulu da gösterilmiş ise de araç sahibi olunmaması, üyenin hemen ortaklık sıfatını yitirmesi sonucunu doğuracak bir neden olarak kabul edilemez. Ortağın yeniden araç sahibi olma ihtimali mümkün bulunduğundan, bu konuda ortağa uygun bir süre içerisinde araç sahibi olması yönünde bir ihtar yapılması ve daha sonra bu şartı yerine getirmediği takdirde ihraç edilmesi, hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına ve kooperatifin amacına uygun olacağından, bu husus gözetilmeksizin davacının ihracına karar verilmesi doğru değildir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Öte yandan, davalı kooperatif anasözleşmesinde her ne kadar ikinci bir kooperatife ortak olma yasağı öngörülmüş ise de ortağın anasözleşmenin aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak hükmüne aykırı davranması halinde de yasa ve anasözleşmede önceden uyarıya yönelik bir hüküm bulunmasa dahi ihraç kararından önce, davalı kooperatif tarafından başka bir kooperatife ortak olunmasının ortaklık koşullarına aykırı bulunduğu, diğer ortaklıktan verilecek münasip süre içerisinde çıkılması gerektiği, aksi halde ihraç edileceği bir uyarı ile davacı ortağa açıkça bildirilmelidir. Aksi halin kabulünün iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, davacının ihracına ilişkin kararın yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
2-Diğer yandan, davalı kooperatif anasözleşmesinde öngörülen taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak koşuluyla ilgili ihraç nedeniyle kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak şeklinde düzenlenen ihraç sebebi arasında çok sıkı bir bağlantı bulunması dolayısıyla bu iki ihraç nedeninin bir arada tartışılıp değerlendirilmesi gereğinin ve zorunluluğunun mahkemece dikkate alınmaması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.