İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2010/5202 · K. 2010/8963
- Esas No
- 2010/5202
- Karar No
- 2010/8963
- Karar Tarihi
- 13.07.2010
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2010/5202 E. , 2010/8963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Lüleburgaz İcra Mahkemesi
KARAR TARİHİ :11.3.2010
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsiline yönelik tahliye istemli başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde, davalı borçlu hakkında yapılan icra takibinde ödeme emrinin 1.10.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun bu takibe süresi içinde itirazda bulunduğunu, davalı borçlunun itirazında kira ilişkisine karşı çıkmadığını, belirterek, itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı borçlu vekili, davayı kabul etmediklerini, ödeme dekontlarını ve banka hesap numarasını bildireceklerini savunmuştur.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 1.1.2000 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı bu kira sözleşmesine dayanarak Lüleburgaz İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 7244 sayılı dosyasında 1.9.2009 tarihinde yaptığı icra takibi ile aylık 275 TL’den Ocak-Ağustos 2009 arası aylar kirası 2.200 TL ve işlemiş faizi 74.59 TL’nin tahsili için tahliye istekli icra takibi yapmış, takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı borçlu,kira paralarını düzenli olarak banka hesabına yatırdığını, davacı alacaklıya borcunun bulunmadığını, kaldı ki icra takibinde kira alacaklarının hangi aylara ait olduğunun dahi gösterilmediğini ileri sürmüştür. Takip talepnamesinde açıkça istenilen aylık kira parası ve hangi aylara ilişkin olduğu yazılı olmasına karşın davalı borçluya tebliğ edilen Örnek 13 ihtarlı ödeme emrinde bu konuda bir açıklık bulunmamaktadır. Ödeme emrinde sadece toplam kira borcu ve işlemiş faizi gösterilmiştir. Davalı borçluya İcra ve İflas Kanunu’nun 269. maddesi gereğince gönderilen ödeme emirleri yazılışları bakımından Borçlar Kanunu’nun 260.maddesine uygun olduklarından ihtar niteliğindedir. Nitekim davalı borçluya yapılan ihtarda borcun otuz gün içinde ödenmesi gerektiği bildirmiştir. Ödeme emrinde borcun ilişkin olduğu ayların gösterilmesi bir geçerlik şartı değildir. Ödeme emrinde ödenmeyen ayların kira paralarının istenmesi yeterli olup ayrıca hangi aylara ilişkin olduğunun yazılması gerekmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.6.1964 gün ve 480 / 163 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Kaldı ki, davacı alacaklı, talebini takip talepnamesinde açıkça göstermiş olduğu gibi bu konuda bir eksiklik olsa dahi bunun davacı alacaklıya açıklattırılması ve istenilen kira parasının hangi aylara ilişkin olduğunun belirginleştirilmesi sağlanabilir. Davacı alacaklının takip talepnamesinde hangi aylar kirasına yönelik icra takibi yaptığını belirtmesi karşısında bu haliyle dahi takibin yapılmasında ve ödeme emrinin düzenlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin ret edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.