İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2010/5588 · K. 2011/6589
- Esas No
- 2010/5588
- Karar No
- 2011/6589
- Karar Tarihi
- 13.09.2011
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5588 E. , 2011/6589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurumca gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, borçlu ... İlköğretim Okulu işyerinin Kuruma olan borçlarından dolayı kendisine gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç yerinde değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının öğretmen olarak çalıştığı borçlu ... İlköğretim Okulu Müdürlüğü'ne 27.8.2003 tarihinde atandığı, Kurum tarafından 2007 yılında yapılan sekiz ayrı takibe ait ödeme emirlerinin davacıya 2.7.2009 tarihinde tebliğ edildiği, takip konusu borçların 2007/44, 43 ve 10391 Esas sayılı dosyalarda prim borcuna ilişkin olup, borcun ilişkin olduğu dönemlerin ise, 2004/3 ve 2006/8 aylar hariç davacının okul müdürlüğüne atanmasından önceye ait olduğu, diğer beş takibin ise 1998 ila 2002 yıllarına ilişkin idari para cezalarına ait olduğu ve idari para cezalarına ilişkin itirazın kesinleşmediği henüz yargı aşamasında olduğu görülmektedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 5510 sayılı Yasa'nın 88/20. maddesinde: sigorta primleri haklı sebepleri olmaksızın, kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkililer ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. Davaya konu ve idari para cezalarının tahsiline ilişkin takipler yönünden ise de aynı yasanın 102 maddesine göre, idari para cezalarının ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde kuruma itiraz edilebilir, itiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezasının kesinleşeceği düzenlenmiştir.
./.
-2-
Davanın yasal dayanağına ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davacının okul müdürü sıfatı ile atanmasından itibaren oluşan prim borçlarından dolayı tahakkuk ve tediye ile görevli kamu idarecisi olduğundan 2007/10391 Esas sayılı takibe konu 2004/3. ay ile 2006 yılı 8. ay pirim borçlarından dolayı Kuruma asıl borçlu ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu açıktır. Ne var ki, okul müdürü olarak atandığı 27.8.2003 tarihinden önceye ait olan borçlar yönünden ise tahakkuk ve tediye yükümlülüğü olmadığından bu borçlardan sorumlu olmayacağı, davaya konu idari para cezalarına ilişkin takiplerin kesinleşmediği, yapılan itirazın yargı aşamasında olduğu ortadadır.
Yapılacak iş; Davacının borçlu okul müdürlüğüne ait işyerinde, müdür olarak atanmasından sonra tahakkuk eden 2004/3 ve 2006/8. aylar prim borçları yönünden haklı bir neden olmaksızın ödeme yapılmadığının tespiti halinde davacının bu aylara ilişkin prim borcu yönünden sorumlu tutmak, atanmasından önceye ait prim tahakkuklarını yönünden yani 2007/44, 2007/43 ve 2007/10391 sy. dos-(2002/7, 8, 9, 10, 11 ve 12. aylar) yönünden hakkında yapılan takip ve ödeme emirlerinin iptaline karar vermek, konusu idari para cezası olan 2007/38, 2007/37, 2007/10379, 2007/10390 ve 2007/10392 esas sayılı takipler yönünden ise, itiraz ve dava sonucu yani idari para cezalarının kesinleşmesini beklemek ve oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.09.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Sayın Çoğunluğun 2007/010392 nolu ödeme emri dışındaki diğer ödeme emirlerine ilişkin bozma kararına aynen katılıyorum
Ancak 2007/010392 takip nolu 8136884 nolu 19.06.2009 tarihli işsizlik sigortası primine ilişkin ödeme emri 186.90 TL borca ilişkin olup mahkemece bu ödeme emrine ilişkin olarak açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar miktar yönünden kesin olup davacının bu ödeme emrine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz dilekçesinin kesinlikten reddine karar verilmesi gerektiğinden Sayın Çoğunluğun bu ödeme emrine yönelik bozma kararına katılmıyorum.
Muhalif Üye
...