İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2010/7238 · K. 2011/5566
- Esas No
- 2010/7238
- Karar No
- 2011/5566
- Karar Tarihi
- 29.09.2011
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2010/7238 E. , 2011/5566 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 160 ada 150 parsel sayılı 1863352,70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, 116 ada 150 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 160 ada 150 parsel sayılı taşınmazın, temyize konu uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.5.2010 günlü haritada (A) harfi ile işaretli 1688,35 m2, (B) harfi ile işaretli 4116,34 m2 ve (C) harfi ile işaretli 14603,27 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazın temyize konu bölümleri ile sınırlarını oluşturan temyize konu olmayan taşınmaz bölümleri arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Kaldı ki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, dava ve temyize konu olmayan bölümlerine el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacılardan alınmasına, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.