İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2010/7629 · K. 2011/13114
- Esas No
- 2010/7629
- Karar No
- 2011/13114
- Karar Tarihi
- 13.12.2011
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/7629 E. , 2011/13114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, Kuruma borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının sigortasız işçi çalıştırması nedeni ile davalı Kurum tarafından idari para cezası, prim borcu ve işsizlik sigortası ve gecikme zammı tahakkuk ettirilerek, tahsili için gönderilen 948832, 948496, 948560 nolu ödeme emirlerinin iptali ile davacının borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacı 12.5.2010 tarihli duruşmada açmış olduğu davanın yalnızca idari para cezasına ilişkin olduğunu beyan ederek talebini daraltmıştır..
Mahkemece idari para cezasının tahsili için gönderilen ödeme emirlerinin iptaline yönelik davada İdare Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Davacı hakkında 506 sayılı Yasanın 140.maddesinde (5510 sayılı Yasanın 102.maddesinde)öngörülen koşulların oluşması nedeniyle idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının anılan maddede belirtilen prosedür çerçevesinde kesinleştiği, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, idari para cezasının idari aşamada kesinleşmesinden ve özellikle 6183 sayılı Yasa uyarınca borçluya gönderilen ödeme emrinden sonra " Borçlu olmadığının tesbiti ve ödeme emrinin iptali veya istirdat" şeklinde dava açılması durumunda görevli mahkemenin saptanması noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5502 sayılı Yasanın 34/a maddesinde; Sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirleri, idarî para cezaları, gecikme cezaları, gecikme zamları ve katılım payları kurum gelirleri arasında sayıldığı gibi, aynı yasanın 37.maddesinde de süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım paylarının Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddelerinin uygulanacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanununun 88. maddesinde de Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu, 102. maddesinde ise idari para cezalarının ilgiliye tebliği ile tahakkuk edeceği, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili İdare Mahkemesine başvurabilecekleri, bu süre içinde başvuru yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği, 6183 sayılı Yasanın 55.maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri için ödeme emri tebliğ olunacağı, 58.maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabileceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacı, idari aşamada kesinleşen idari para cezası ile ilgili 6183 sayılı Yasa uyarınca yapılan takibin ve ödeme emrinin iptali ile, ödeme emrinde belirtilen miktarda idari para cezası ve gecikme zammı borcu bulunmadığı gerekçesi ile borcu olmadığının tesbitini istediğine göre; uyuşmazlığın belirgin bir biçimde 5510 sayılı Yasanın 88. ve 6183 sayılı Yasanın 58. Maddesinden kaynaklandığı açık ve seçiktir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözüm yerinin İdari Yargı yeri olmayıp, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi olduğu ortadadır.
Mahkemece, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.