İçtihatYargıtay13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2010/8913 · K. 2011/74
- Esas No
- 2010/8913
- Karar No
- 2011/74
- Karar Tarihi
- 13.01.2011
Karar Metni
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8913 E. , 2011/74 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 152 ada 18 parsel numaralı ve 7775 m2 miktarlı taşınmazı üzerinde okul yaptırılmak ve yaptırılacak okula dedesinin veya aile büyüklerinin isminin verilmesi şartıyla davalı idareye 2.11.1994 tarihinde bağışladığını, davalının okul inşaatını tamamlamasına rağmen okul olarak kullanılması için dava dışı şirkete kiraladığını ve okulada başka isim verildiğini, hibe iradesinin amacına ulaşmadığını ileri sürerek, davalı idarenin hibe koşulunu yerine getirerek okula dedesinin adını vermesi için makul ve bir ayı geçmeyecek süre verilmesini, davalının bunu kabul etmemesi halinde tapunun iptali ile adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlası saklı kalmak üzere arsanın bedelinden 230.000 TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı idare, davacının sadece 10 parsel numaralı taşınmazı bağışladığını, 11 parsel numaralı taşınmazın ise dava dışı şahıs tarafından hibe edildiğini, iki taşınmazın tevhid ile 18 parsel olarak adlarına tescil edildiğini, ödenek yetersizliği nedeniyle %70 oranında bitmiş olan binayı, kalan kısmı tamamlanması şartıyla dava dışı şirkete kiraladıklarını, dava dışı şirketin okula kendi ismini verdiğini, isimlendirme talebini kabul etmeyen dava dışı şirkete karşı yaptırım yetkilerinin bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazın değerinin arsa olarak tesbitinin doğru olduğu kabul edilmek suretiyle 233.250 TL.nın davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-152 ada 11 parseli davalıya tapuda bağışlama olarak görülen ... mahkemede 20.7.2009 tarihli celsede verdiği ifadesinde, taşınmazı aslında davacıya satıp parasını da davacıdan aldığını, ancak ikinci kez işlem olmaması için tapuda davalıya bağış olarak gösterildiğini bildirmiş olmasına göre, 10 ve 11 parsellerin ikisinin birlikte davacı tarafından davalıya bağışlandığı anlaşılmakta olup, mahkemenin bu yöne ilişkin değerlendirmesi doğrudur. Ne var ki, 18 parsel olarak tevhid edilen taşınmazların her ikisinin de bağışlama anında tarla oldukları ve ancak sonradan arsa haline dönüştürüldüğüde sabittir. Davalı tarafından taşınmaz üzerine okul yaptırılmaya başlanınca taşınmaz arsa vasfını kazanmıştır. Ancak keşif anında dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazların halen tarla vasfında olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla taşınmazın arsa vasfını kazanmasında davalıca yapılan inşaatın etken olduğunun kabulü gerekir. Taşınmazın davalı idareye bağışlanmasından sonra arsa vasfını kazanması ve taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazların halen tarla vasfında olması nazara alındığında, taşınmazların değerinin tesbitininde arsa olarak değil, tarla olarak değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek taşınmazların bedelinin arsa olarak belirlenmesi ve yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 13.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.