İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/9001 · K. 2012/1370
- Esas No
- 2010/9001
- Karar No
- 2012/1370
- Karar Tarihi
- 06.02.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/9001 E. , 2012/1370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ : Av. ...
VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2009 tarih ve 2007/296-2009/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili şirketin ortağı olduğunu, ortaklar kurulunda alınan sermaye artırım kararına davalının da olumlu oy kullanmasına karşın apel borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının rüçhan hakkının diğer ortaklara devrine ilişkin kararın iptal edilmesi ile davalının yeniden borçlu hale geldiği, TTK’nun 406. Maddesinin yedek hukuk kuralı niteliğinde olduğu, ana sözleşmenin 6. maddesinde sermaye koyma borcunun vadesinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve toplam alacağın % 40 ı oranında 38.652,25 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında, şirket sermayesinin artırılmasına karar verilmiş, davalı da sermaye artırımına iştirak etmiştir. Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını taahhüt ettiğine dair uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, bu genel kurul kararının iptal edildiği hususu da savunulmamıştır. Şirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Mahkemece, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmı için ana sözleşmede öngörülen ödeme tarihine göre 25.12.2001, 3/4'lük kısmına ise 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanmış, tespit edilen miktar doğrultusunda itirazın iptaline karar verilmiştir. Ancak anılan genel kurul kararında “arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmına tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödeneceği" şeklindeki ibarenin bu miktar yönünden kesin ve belirli bir vade içerdiğinin kabulü doğru değildir. O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan temerrüt tarihi olan 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
.../...
-2-
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01/03/2012- M.A.