İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2010/9110 · K. 2013/5556
- Esas No
- 2010/9110
- Karar No
- 2013/5556
- Karar Tarihi
- 20.03.2013
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2010/9110 E. , 2013/5556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 106/2-a-son, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri 2 Yıl 1 Ay Hapis Cezası ve TCK.nun 53/1 maddesindeki haklardan yoksun bırakıldığına dair.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınan ... Karaaslan'ın olay sonrası alınan sıcağı sıcağına beyanlarında özetle;
Olay gecesi işletmekte olduğu lokantaya daha önceden de tanıdığı sanık ...'in geldiği telefonla bir yeri aradıktan sonra sanığın iş yerinden ayrıldığı, kendisinin de saat 23.30 sıralarında iş yerini kapatarak evine doğru yürüdüğü sırada, sanığın arkasından gelerek sırtına bıçak dayadığını geri döndüğünde sanığın kendisini dövmeye başladığını, elindeki bıçağı almaya çalıştığını, ancak alamadığını, yerde bulunduğu sırada cebinde bulunan 220 YTL'yi sanığın alarak oradan uzaklaştığını söyleyerek şikayetçi olmuş.
Cumhuriyet Savcısı huzurunda ise; özünde aynı olan beyanlarını tekrar etmiş, 07.02.2007 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesini kimliği belirsiz kişilerin tehditleri neticesi verdiğini ileri sürmüştür.
13.04.2007 tarihli oturumda ise;
Sanık ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, olay gecesi iş yerini kapatarak evine gitmekte olduğu sırada sanığın birden arkasından gelerek koluna girdiğini “Benden ne istiyorsun, ne alıp veremediğin var benden” dediğini, daha sonra bu aşamaya kadar ne sanık ... nede yakınan tarafından ileri sürülmemiş olan taraflar arasındaki alacak hususuna dair iddialarını ileri sürerek "tanık ...'in 500 YTL parayı sanığa verilmek üzere bıraktığını, bu miktar parayı isteyen sanığın aldığı olumsuz yanıt üzerine, cebindeki 220,00 YTL'yi bıçak zoruyla aldığını” beyan etmiştir.
Bu aşamaya kadar sanığa borcu olduğuna ilişkin bir beyanda bulunmayan yakınan ve sanığın aşamalarda gelişerek evrilen beyanlarının tamamının sanığı cezadan kurtarmaya yönelik olduğunun açıkça anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin taktir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 20.03.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.