İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2010/9326 · K. 2012/11384
- Esas No
- 2010/9326
- Karar No
- 2012/11384
- Karar Tarihi
- 28.06.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2010/9326 E. , 2012/11384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/24-2010/82 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin 18.01.2007 tarihinde davalı Kuruma yaptığı başvuru ile marka olarak tescilini istediği “Pınar ve şekil” den oluşan işaretin müvekkili şirket adına tescilli markaların esas ve ayırt edici unsuru olan “Pınar” ibaresi ile birebir aynı olduğu gibi emtialarının da aynı olduğunu, müvekkiline ait “Pınar” markasının tanınmış marka olup, bu kapsamda da korunmasının gerektiğini, ancak davalı Kuruma yaptıkları itirazların haksız olarak reddine karar verildiğini, davalı şirketin eski tarihli markasının müvekkili tarafından açılan davalar sonucu hükümsüz kılınması nedeniyle davalı şirketin başvuruya konu markası üzerinde kazanılmış bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 27.11.2008 günlü, 2008-M-6063 sayılı kararının ve tescil edilmiş ise tescil edilen davalı şirket markasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin “Pınar” esas unsurlu markayı gıda maddelerinde kullanmak üzere davacıdan daha önce ilk defa 01.08.1975 tarihinde tescil ettirdiğini, bu nedenle anılan marka üzerinde üstün hak sahibi olduğunu, başvuru konusu markanın müvekkili adına ilk kez tescil edilen markanın rengi dışında aynısı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davalı şirket tarafından tescili istenen mallar için “pınar şekil” ibareli markalarının bulunması nedeniyle davalı şirketin müktesep hakkının olduğu tespit edilerek davacı tarafından yapılan itirazların reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket adına 30. sınıftaki bisküvi, çikolata, helva emtiaları için tescil edilen “Pınar, Şekil” ibareli markanın davacının markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve aynı emtialar için tescil edildiği, davalı şirketin davacıdan daha eski tarihli tescili olmasına karşın dava konusu marka başvurusu bakımından eskiye dayalı öncelik hakkı/ kazanılmış hakkı olmadığı, davalı markasının kabulünün davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK 'nin 27/11/2008 günlü, 2008-M-6063 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına 2007/01642 kod numaralı “PINAR, şekil” markasının tescilli olduğu 30.sınıf için (Bisküviler, çikolatalar, helvalar) hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı şirket adına 01.08.1975 tarihinden itibaren tescilli bulunan “Pınar” esas unsurlu markanın davaya konu iptali istenen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının verildiği tarihten sonraki tarihlerde kesinleşen mahkeme kararları ile hükümsüz kılındığının anlaşılmasına göre, sözkonusu davaların ret kararına gerekçe yapılması doğru değilse de Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre marka sahibinin eskiden tescilli markasına dayalı olarak yeni başvurularda bulunmak suretiyle oluşturmak istediği seri marka hakkından yararlanabilmesi için yeni başvurunun temelini oluşturan eski markasını kullanması gerekmekte olup somut uyuşmazlıkta davalı şirketin davaya konu marka tescil başvurusunun dayanağı olarak gösterdiği eski tarihli markasını kullanmadığının bu nedene dayalı olarak mahkemelerce verilen ve Dairemizce yapılan araştırma sonucu temyiz incelemesinden de geçerek kesinleşmiş bulunan hükümsüzlük kararları ile anlaşılmış olmasına göre eski tarihli markasını kullanmayan davalı şirketin eski markasına dayalı olarak seri marka yarattığı yönündeki iddiasının dinlenemeyecek olmasına göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.