İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2010/9669 · K. 2011/14091
- Esas No
- 2010/9669
- Karar No
- 2011/14091
- Karar Tarihi
- 20.12.2011
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9669 E. , 2011/14091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tesbitiyle, maluliyet aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 3.3.1997 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa’ya tabi ilk sigortalılığının başladığı, 16.9.2004 tarihli maluliyet aylığı tahsis talebinin Kurumca sigortalılık başlangıcı öncesinde de hastalığı olduğundan reddedildiği, K.K.K Askeri Hastanesinin 11.8.1987 tarih ve 8 sayılı raporunda “çocukken geçirdiği çocuk felci hastalığına bağlı sol alt ekstremitede belirgin atrofi ve kısalık, Askerliğe Elverişli Değildir”, 28.2.1997 tarihli doktor raporunda “polia sekeli işçi olarak çalışmasına bedeni engeli yok”, Şahinbey Tıp Merkezinin 3.12.2003 tarihli raporunda “6 yıldır KBY ve periten diyaliz uygulandığı 10.9.2003 tarihli tetkikte üre:85 kreatin:8,44mg/dı”, ...... Devlet Hastanesinin 13.12.2005 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda “ opere sol kalça çıkığı, sol alt ekstremitede kısalık kalçada ankiloz periton diyaliz (KBY) +solda polia sekeli tanılarıyla çalışma gücü kaybı oranı % 80” SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 19.12.2006 tarihli raporunda “..sigortalının maluliyetini gerektiren hastalık ve arızası ile işe girdiğinden maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağının bildirildiği,” Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 13.1.2010 tarih ve 321 sayılı muayeneli raporunda “halihazırda (E) cetveline göre % 100 meslekte kazanma gücünü kaybettiği halen malul durumda olduğu, kronik ... yetmezliğinin 1997 yılında başladığı, ancak bu yıla ait ... fonksiyonlarını gösterir labaratuar bulgularını içerir raporları mevcut olmadığından, işe başladığı 1997 yılında beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybedip-kaybetmediği hususunda görüş bildirilemeyeceği,bahse konu tarihe ait belgeler bulunup gönderildiği taktirde mütalaa düzenlenebileceği..” nin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Malullük halinin tesbitinde, 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesinin öngördüğü prosedüre uyulması gerektiği ortadadır. Oysa, mahkemece, hastalığın ve arızanın oluş tarihi ile hastalığı belirleyen rapor yönünden açıklanan doğrultuda işlem yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 13.1.2010 tarih ve 321 sayılı raporundaki eksikliklerin yerine getirilip davacının kronik ... yetmezliğinin başladığı 1997 yılına ait ... fonksiyonlarını gösterir laboratuar bulgularını içerir raporları ile hasta tedavi evraklarının temin edilip yeniden Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan gerekirse ATK. Genel Kurulundan rapor alınarak; davacının halihazırda ve ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı 3.3.1997 tarihinde beden çalışma gücünün en az 2/3'ünü kaybedip-kaybetmediği konusunda rapor alıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.