İçtihatYargıtay17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2010/9741 · K. 2010/9612
- Esas No
- 2010/9741
- Karar No
- 2010/9612
- Karar Tarihi
- 09.11.2010
Karar Metni
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9741 E. , 2010/9612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıya ait evde meydana gelen patlama sonucu zarar gördüğünü, araçta meydana gelen hasar bedelin sigortalıya ödendiğini belirterek 6.124 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait evde meydana gelen patlamanın doğalgaz tesisatından kaynaklandığını, tesisatı yapan firma ve tesisata onay veren kuruşulun kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının BK.58. maddesi gereğince kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile; 6.124 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava TTK. 1301. maddesinden kaynaklanan halefiyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacı şirkete
sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlemesi için alınan 18.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda 5.190,77 TL hasar belirlenmiş davacı taraf rapora diyeceği olmadığını belirtmiş, davalı tarafın itirazı üzerine alınan ek raporda ise hasar bedelinin 6.124,08 TL. olduğu belirlenmiş bu rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı tarafından ilk bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olup davalı tarafın itirazı üzerine ek rapor alındığına göre ilk raporla belirlenen ve davacının itiraz etmediği miktar yönünden davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden ek raporun esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.