İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2011/11212 · K. 2012/14384
- Esas No
- 2011/11212
- Karar No
- 2012/14384
- Karar Tarihi
- 04.10.2012
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2011/11212 E. , 2012/14384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı Feza Gaz. A.Ş ve diğeri aleyhine 07/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalı Şirket'e ait gazetede, 19 Temmuz 2009, 22 Temmuz 2009, 23 Temmuz 2009, 06 Aralık 2009, 6 Şubat 2010, 16 Şubat 2010, 25 Şubat 2010, 28 Şubat 2010 tarihli nüshalarında ve benzer nitelikte yayın yapılan nüshalarında müvekkilinin açıkça onur ve saygınlığını ihlal eden gerçeğe aykırı yayınlar yapıldığını ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalılar ise, görülmekte olan ceza davasının iddianamesi ve eklerine dayanılarak hazırlanan dava konusu haberlerin görünür gerçekliğe ve hukuka uygun olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece; iddianamenin düzenlendiği tarih ve yayınların başladığı tarih dikkate alındığında hazırlık soruşturmasına ait işlemlerin kaynağı ve gerçekliği tartışmalı değerlendirme ve ifadelerle masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurabilecek haberlere yer verildiği,bu haberler görünen(şekli) gerçeğe uygunmuş gibi görünse de haberin orta düzeyde kişilerce algılanma durumu ve özle biçim arasındaki denge ile basın meslek ilkeleri ve basın ahlak kuralları birlikte değerlendirildiğinde, haber verme hakkı sınırlarının bağışlanmaz şekilde aşıldığı gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dava konusu Zaman gazetesinin 19 Temmuz 2009 tarihli nüshasında “Temizöz’ün infaz timine ait olduğu iddia edilen ses kaydı internete düştü” başlıklı yazı, 22 Temmuz 2009 tarihli nüshasında “generallere suikast planlayan teğmen timinde ergenekon izi” başlıklı yazı; 23 Temmuz 2009 tarihli nüshasında “suikast planlarına iki albayın adı karıştı” başlıklı yazı, 06 Aralık 2009 tarihli nüshasında “amirallere suikast soruşturmasında 1 albay ve 1 teğmen tutuklandı” başlıklı yazı, 06 Şubat 2010 tarihli nüshasında “amirallere suikast iddianamesinden devrimci karargah çıktı” “subaylara vahim suçlamalar” başlıklı yazılar, 16 Şubat 2010 tarihli nüshasında “amirallere suikast planı kamera görüntüleri ortaya çıktı” başlıklı yazı; 25 Şubat 2010 tarihli nüshasında “işte amirallere suikastın belgeleri” üst
başlığı altında “...’u havaya uçuracak cephaneye sahipler” ve “... ve ... paşaya operasyon yapılacak” başlıklı yazılar, 28 Şubat 2010 tarihli nüshasında “Poyrazköy iddianamesinin sanıkları Balyozda çıktı” başlıklı yazıların yayınlandığı görülmüştür.
Somut olayda, davacı hakkında yapılan haberde yer alan bilgilerin davacının sanık olarak yargılandığı ve kamuoyunda bilinen adıyla Ergenekon iddianamesi ve eklerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yazının gerçek ve güncel bir konuya ilişkin olup yayımlanmasında kamu yararı bulunduğu, konunun önemi ve değeri göz önünde tutulduğunda düşünsel bağlılığın da korunduğu, kişilik haklarına saldırı oluşturulabilecek bir yoruma da yer verilmediği sonucuna varılmaktadır. Şu durumda, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı, davalılar yönünden de hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğu ve böylece davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı benimsenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.