İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2011/1250 · K. 2011/1212
- Esas No
- 2011/1250
- Karar No
- 2011/1212
- Karar Tarihi
- 02.03.2011
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2011/1250 E. , 2011/1212 K.
"İçtihat Metni"
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/168221
...'ı kasten öldürmekten, ...'yı da yaralamaktan sanık ...'nün yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/07/2009 gün ve 70/248 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanığın mağdur-müdahil ...’ı kasten yaralama suçunda, tanık beyanları ile mağdur-müdahil ... ile tanık ...’ın tartıştıkları sırada sanığın, içinde bulunduğu araçtan elinde bıçakla inerek mağdura saldırıp yaraladığı anlaşılmakla, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan hukukça geçerli haksız fiilin bulunmadığı olayda, tahrik nedeniyle cezada indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, kasten yaralama suçu yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı anlatımda ve temyiz dilekçesinde eksik inceleme ile karar verildiğine, gerekçenin yetersiz olduğuna, sübuta ilişen, Cumhuriyet Savcısının olası kastın tartışılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, yasaya aykırı olarak, “5237 sayılı TCK.nun 86/2. maddesi uyarınca sanığın 4 ay süre ile adli para cezası ile cezalandırılmasına, 86/3-e maddesi uyarınca sanığın 6 ay süre ile adli para cezası ile cezalandırılmasına, 29 madde uyarınca sanığın 4 ay 15 gün süre ile adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62 madde uyarınca sanığın 3 ay 22 gün süre ile adli para cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi bozmayı gerektirmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının “5237 sayılı TCK.nun 86/2 maddesi uyarınca sanığın 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 86/3-e maddesi uyarınca sanığın 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 29 maddesi uyarınca sanığın 135 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62 madde uyarınca sanığın 112 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesine karar verilmesi suretiyle CMUK.nun 322 maddesiyle tanınan yetkiye dayanarak DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Kasten insan öldürme suçundan kurulan hükümde;
aa) Aşırı derecede alkollü olan sanığın, rastgele salladığı bıçağın kavgayı ayırmaya çalışan maktüle isabet ettiği, sol uyluk 1/3 üst ön yüzde meydana gelen bir adet bıçak yarasının büyük damar kesilmesinden gelişen dış kanama nedeniyle maktülün ölümüne neden olduğu, kavganın hareketli ortamında hedef seçme imkanı bulunmayan sanığın, hedef gözetmeksizin bıçak salladığı ve tek darbe ile yetindiği, öldürme kastını ortaya koyacak başkaca davranışı bulunmadığı, öldürülen ile arasında husumet mevcut olmadığı saptandığından ve olayda yaralama kastı ile hareket ettiği, gösterilen gerekçeye ve kabule göre de sanığın bıçağı rastgele salladığının kabul edildiği anlaşıldığından, sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak temel cezanın tayininde teşdit uygulanması gerektiği de gözetilmek suretiyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 87/4, 62.maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, vasıfta hata ile yazılı şekilde kasten insan öldürme suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
bb) Tanık beyanlarından, mağdur-müdahil ... ile tanık ...’ın tartıştıkları sırada sanığın, içinde bulunduğu araçtan elinde bıçakla inerek mağdura saldırıp yaraladığı, kavgayı ayırmaya çalışan maktülün de sanığın rastgele salladığı bıçak ile yaralanarak kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak vefat ettiği anlaşılmakla, maktülden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan hukukça geçerli haksız fiilin bulunmadığı olayda, tahrik nedeniyle cezada indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA) 02.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
02.03.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat...’nın yokluğunda 10.03.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.