İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2011/12679 · K. 2012/5343
- Esas No
- 2011/12679
- Karar No
- 2012/5343
- Karar Tarihi
- 12.04.2012
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2011/12679 E. , 2012/5343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve bu suça iştirak
HÜKÜM : ..., ...; a) 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 43, 168/2, 52, 53/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası, 53/1-2-3. maddelerinin uygulanması,
b) 765 sayılı TCK'nun 339/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası
c)765 sayılı TCK'nun 71. maddesi gereğince verilen cezalar toplanarak neticede 3 yıl 12 ay 15 gün hapis cezası
..., ...; 765 sayılı TCK'nun 339/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası,
...; 765 sayılı TCK'nun 339/1, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası
Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında dolandırıcılık suçu yönünden suç tarihinin 14.05.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklar ... ve ...’ya yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 14.05.2004 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...’in temyiz itirazlarına gelince:
Kahramanmaraş Devlet Hastanesinde doktor olan sanıklar ..., ... ve ...’un T.C Emekli Sandığından sağlık yardımından faydalanan şikayetçiler ..., ... ve ...’u muayene etmeksizin sahte reçeteler tanzim ettikten sonra Kahramanmaraş Eczanesi sahibi sanık ... ile mesul müdürü sanık ...’nın sahte reçeteleri kuruma fatura etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle açılan kamu davasında;sanık ...’nın tüm aşamalarda emekli eczacı olup eczane sahibinin ... olduğunu, ...’ın eczacı olan annesinin ölümü üzerine oğlunun işletmeye devam edebilmesi için mesul müdürlüğü kabul ettiğini, ancak eczanedeki her türlü alım ve satım işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğüne yönelik savunmasının bir kısım şikayetçiler ile şikayetçi ...’un bakıcısı olup eczaneden ilaçları alan ve sahtecilik suçundan yargılanıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ...’un “sanık ... ve kalfası ile muhatap olduklarına” ilişkin beyanları ile doğrulanması, sanık doktorların savunmaları ile şikayetçilerden ...’ın müfettiş ifadesinde sanık ...’a “muayene olup olmadığını hatırlamadığına”, şikayetçi ...’un ise 11.05.2005 tarihli beyanın çelişkili olup “... ...’un rapor çıkarmak için kendisini hastaneye götürdüğünü” ifade etmesi, mahkumiyet hükmüne konu reçetelerden sanık ...’ın düzenlediği reçetenin mahkemenin kabul ettiği gibi 15.03.2003 olmayıp ... hakkında düzenlenen ve sahte olduğu iddia edilen rapordan sonraki 15.03.2004 tarihli olup poliklinik defterine de kaydedildiği, mahkumiyete konu reçetelerin bir kısmı üzerinde yazı ve kalem farklılıklarının bulunduğu ve sanık ... tarafından ... hakkında düzenlenen reçetenin aynı kişi hakkında daha önce verilmiş sağlık kurulu raporuna dayalı olarak verilmiş olması,karar esas alınan 05.11.2008 ve 08.01.2009 tarihli bilirkişi raporlarında, sanık ... tarafından ...'e yazılan 10.12.2003 tarihli reçetedeki Prozac ve Cipralex adlı ilaçlardan birinin yanına Zyprexa adlı ilacın eklenebileceği ve depresyon tedavisinde kullanılabileceği, sanık ... tarafından ... hakkında düzenlenen 19.01.2004 tarihli reçetede diyabet ilacının “mevcut durumda hasta da diabetes mellitus hastalığını destekleyen bulgular tespit edilememiş ise de geçmiş dönemde bu tür rahatsızlığın meydana gelmiş olabileceği ancak bunun bilinemeyeceği ayrıca sanık ...’ın düzenlediği 15.03.2004 tarihli reçetedeki ilaçlar ile tanının uygun olduğu,” yolundaki görüş ve tüm dosya kapsamına göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; dosyadaki tüm belge ve bilgi örnekleri de gönderilmek suretiyle mahkumiyete konu sağlık kurulu raporu ile reçetelerdeki ilaçların teşhis ve tedaviye uygunlukları yönünden rapor alınarak, poliklinik defterlerindeki kayıtta görevli olan kişiler tespit edilip, şikayetçi ...’un 10.02.2004 tarihli sağlık kurulu raporu talebine ilişkin dilekçe ile reçetelerin kimin tarafından kaydedildiği, dilekçedeki yazı ve imzalar ile suça konu reçetelerdeki yazı ve kalem farklılıkları ile reçetelerdeki ilaçları alan kişilere izafe edilen yazı ve imzaların tüm sanıklar, hakkında daha önce hüküm kurulan sanık ... ... ile şikayetçiler ve eczane sahip, müdür ve çalışanlarına ait olup olmadığı hususunda rapor alınarak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının taktir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.