İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2011/12812 · K. 2011/14258
- Esas No
- 2011/12812
- Karar No
- 2011/14258
- Karar Tarihi
- 28.12.2011
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2011/12812 E. , 2011/14258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... ve Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 27/05/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ve davacı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 1998 ve 1999 yılında tahakkuk memuru ve sayman olarak görev yapan davalıların yaptıkları yersiz ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tahakkuk memuru ... ve sayman ...'ın 1998 ve 1999 yılları içerisinde, döner sermaye katkı payı ödemesinde taban aylığının matraha dahil edilmesi nedeniyle 81.517,96.TL. yersiz ödemede bulundukları, oysa döner sermaye katkı payı ödemesinde taban aylığı matraha dahil edilemeyeceği, bu şekilde ödeme evraklarını birlikte imzalayarak fazla ve yersiz ödemede bulundukları için her iki davalının söz konusu kamu zararından birlikte ve müteselsil sorumlu olduklarını, dava konusu borcu ödemeleri için davalılara tebligat yapıldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 81.517,96.TL'nin 30.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı üniversitenin döner sermaye işletmesinin ita amirinin rektör olduğunu, husumet yönünden davanın dönemin rektörüne tevcih edilmesi gerektiğini, tahakkuk memuru olan müvekkili ...'in görevinin gelir ve giderlerin tahakkuk ettirilmesi, ...'ın ise mali işlemleri mevzuatta belirtilen usullere uygun biçimde yapmak ve yaptırmak, muhasebe defter ve kayıtlarını tutmak tutturmak, usulüne uygun tahakkuk ettirilen istihkakları sahiplerine ödemek, gelirleri tahsil etmek vb. olduğunu, dava konusu dönemde yapılan mali işlemlerin Sayıştay denetçileri tarafından denetlendiğini ve uygun bulunduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yapılan fazla ödemelerin kimlere yapıldığının belirli olduğunu, bu kişilerden tahsili yoluna gidilmesi gerektiğini, ödemenin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkillerinin yaptıkları ödemelerden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalıların 1050 sayılı yasa ile döner sermaye yönetmeliğine aykırı şekilde döner sermaye katkı payı ödenmesinde taban aylığının matraha dahil edilerek ödemede bulundukları ve 81.517,96.TL kurum zararına neden oldukları hususu sabit görülerek BK'nun 43. maddesi gereğince olayda davalıların bir menfaatinin bulunmadığı, gerekçesiyle tazminattan hakkaniyet indirimi yapılarak, 55.000,00.TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda davalıların Devlet Memurları Kanunun 11-13 maddeleri gereğince haksız fiil esaslarına dayanılarak sorumlu tutulabilecekleri, fakat olayda haksız fiil hükümlerinin oluşmadığı, çünkü 2547 sayılı kanunun 58. maddesinde döner sermaye payı matrahının aylık ek gösterge dahil yan ödeme+ödenek+hertürlü tazminattan oluşacağının belirtildiği, bu hükmün yoruma muhtaç olduğu, konunun açık olmaması sebebiyle 2003 yılında 4969 sayılı kanunun 12. maddesiyle ve 2008 yılındaki düzenlemelerle matraha nelerin dahil edileceğinin belirlendiği, davalıların 58. maddeyi yorumlayarak işlem yaptıkları, zararın yorum hatasından kaynaklandığı, davalıların kusur ve ihmallerinin olmadığı gibi, menfaatlerinin de bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.