İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2011/13770 · K. 2013/17872
- Esas No
- 2011/13770
- Karar No
- 2013/17872
- Karar Tarihi
- 08.10.2013
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2011/13770 E. , 2013/17872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2011 tarih ve 2006/380-2011/254 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan ... ve ...vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları araçta müvekkillerinin murisinin yolcu olarak bulunduğu sırada aracın tekerinin patlaması sonucu çıkan ses ve sarsıntı nedeniyle müvekkillerinin murisinin başını çarparak vefat ettiğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 68.076,92 TL maddi ve 115.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, lastik patlaması sonucu oluşan kazada davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı, işleten olan davalıların kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 63.076,92 TL maddi, 10.000,00 TL manevi ve diğer davacıların her bir için 8.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalı ... ve Murat’tan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalılardan Ahmet ve Murat vekili temyiz etmiştir
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ile mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, mahkemece davacıların murisinin içinde bulunduğu otobüsün lastiğinin patlamasında -tanık olarak dinlenen tamircinin lastiğin sağlam olduğu beyanı esas alınarak- davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, sürücü yönünden dava reddedilmiş ise de, davaya konu otobüsün düzenli olarak tüm bakımlarının yapıldığı sadece kendisine ait özel bir bakım servisinin bulunmadığı dosya içinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, sürücünün aracın yola elverişli olup olmadığını, lastiklerin ve diğer teknik aksamın sağlam olup olmadığını kontrol etmek yükümlülüğünün mevcut olması nedeniyle davalı işleten ile birlikte davalı sürücünün de lastik patlamasından sorumluluğu sözkonusudur.
Bu itibarla, mahkemece davalı sürücü yönünden davanın reddi kararı yerinde olmayıp, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Diğer taraftan; hukuka aykırı bir fiil işleyen kimse ancak bu fiilin sebep olduğu zararları tazminle yükümlüdür. Bir kimseden fiilinin sebep olmadığı bir zararın tazmininin istenememesi mantık icabıdır. Şu halde zarar ile fiil arasında mantıki illiyet bulunmayan bir zararın tazmini istenemez. Fakat fiille mantıki illiyet bağı bulunan bütün zararlardan faili sorumlu tutmak da adil olmayabilir. Hayat tecrübelerine göre, bir fiilin olayların normal akışında meydana getirebileceği zararlarla olan mantıki illiyet bağına uygun illiyet bağı denilmektedir. Mantıki illiyet zinciri içinde bir sebebin zararı meydana getirmeye uygun bir sebep olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bir zararla fiil arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu kabul edebilmek için hayat tecrübelerine göre olayların normal akışında fiilin bu zararı meydana getirebileceği sonucuna varılmak gerekecektir. Önemli olan failin sonucu öngörebilmesi değil, objektif olarak fiilin o zararı meydana getirebileceğinin olayların normal akşına göre kabul edilmesidir. Uygun illiyet bağı olup olmadığının takdiri hakime ait ise de, uzmanlığı gerektiren durumda bilirkişinin görüşü alınmalıdır.
Olayların normal akışına göre uygun illiyet bağının varlığının belirlenmesine ilişkin objektif değerlendirme yapılırken zararın meydana gelmesinde mağdurun şahsından kaynaklanan özelliklerin de dikkate alınıp alınmayacağı tartışmalı ise de hakim görüş mağdurun bünyesinden kaynaklanan nedenlerin yol açtığı zararlardan, bu sebeplerin etkili olmasına yol açan failin sorumlu tutulması, ancak tazminattan indirim yapılması yönündedir. (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Prof. M. Kemal Oğuzman – Prof. M. Turgut Öz İstanbul 2009 - syf 518 ve devamı)
Dava konusu olaya gelince, her ne kadar araç lastiğinin patlaması sonucu meydana gelen kazalarda (aracın devrilmesi, başka bir araç ile çarpışması vs gibi) tüm sorumluluk taşıyıcı ve aracın işletenine ait ise de, dava konusu olayda farklı bir durum sözkonusu olup, davacıların murisinin mümeyyiz davalılara ait araçta yolcu olarak bulunduğu sırada araç hareket halinde iken arka lastiğin yüksek bir ses ile patlaması sonucu emekli asker olan murisin panikleyerek ayağa kalktığı, ancak dengesini kaybederek başını biletçi masasına çarpmak suretiyle beyin kanaması geçirerek öldüğü ceza dosyasında yapılan yargılama sonucu kesinlik kazanmıştır. Bu durumda lastik patlaması, murisin ölümü için tek başına bir neden olmayıp, murisin şahsından kaynaklanan (terör bölgesinde görev yapmış emekli bir asker olması) sebebin zarara yol açması nedeniyle maddi tazminattan indirim yapılması ve bu durumun manevi tazminatın takdirinde de göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, taşıyıcı ve işletenin sorumluluğunu gerektiren lastik patlamasının murisin ölümüne tek başına etkili olmadığı göz önüne alınarak hükmedilecek maddi tazminattan indirim yapılması ve manevi tazminatın da buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sürücü yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ... ve ...'e iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.