İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2011/14003 · K. 2011/17020
- Esas No
- 2011/14003
- Karar No
- 2011/17020
- Karar Tarihi
- 14.12.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2011/14003 E. , 2011/17020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2008 gün ve 2006/319-2008/264 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/01/2011 gün ve 2009/9903-2011/1153 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Türkiye'de ve dünyanın 97 ülkesinde 1-42. sınıfları kapsayan eşya ve hizmetler için tescilli İKEA+Şekil markasının maliki olduğunu, davalı adına 6, 8, 17, 19, 20 ve 24. sınıflarına dahil emtialar için "YAĞMUR", 20. sınıfa dahil emtialar için "ALMİNA", "SİERRA", "GRANADA" markaları tescilli olduğunu ancak davalının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun bir kullanımının bulunmadığını ileri sürerek bu markaların tüm emtialar yönünden 556 s. KHK 14, 42/c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 556 s. KHK 43. md. anlamında zarar gören sıfatını taşımadığı ve 556 s. KHK 14 ve 42/c maddeleri anlamında hükümsüzlük şartları oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine sair temyiz itirazları reddedilerek, hüküm Dairemizce 25.01.2011 günlü ilamımızda yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme istemiştir.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, Dairemizin 25.01.2011 tarihli ilamının 2. bendinde "davalı markalarının tescil edildiği mallarda kullanılmadığı anlaşılan bölümü için hükümsüzlük isteminin kabulü gerektiği" şeklinde ifade edilen bozma gerekçesinin, "dava konusu ALMİNA, SİERRA, GRANADA markalarının kapsadığı emtialar bakımından 2. bilirkişi kurulu raporundaki listede" kullanılan ve aynı sayılan ürünler" olarak yazılanların dışında kalan ve fiilen kullanılmadığı anlaşılan ürünler bakımından 556 s.KHK' nin 14.maddesine göre hükümsüzlük isteminin kabulü gerektiği" anlamına geldiğinin tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan HUMK 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin dava konusu "YAĞMUR" markasının 556 sayılı KHK' nin 14 ve 42.maddesi hükümleri uyarınca hükümsüzlüğü istemi yönünden karar düzeltme itirazlarına gelince;
Mahkemece 556 sayılı KHK'nin 43.madde uyarınca davacı tarafından satışa sunulan ürünlerde iptali istenen markaların herhangi bir şekilde kullanılmadığından zarar gören sıfatı bulunmadığı, bu nedenle markaların hükümsüzlüğünü talep hakkı olmadığı, ayrıca davalının tescilli YAĞMUR markasının tescil kapsamında yer alan diğer tüm ürünler bakımından birlikte kullanıldığından 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün istenemeyeceği gerekçeleriyle de YAĞMUR markası yönünden açılan davanın reddine karar verildiği gibi; benimsenen 03.04.2008 günlü 3 kişilik bilirkişi heyeti raporu itibariyle de davacının markanın kullanılmadığı yönünde şüphe uyandırıcı yeterli delil sunmaksızın dava açtığı, özellikle iptali istenen YAĞMUR markasının kullanımının davacı tarafından açıkça bilindiği, YAĞMUR markasının tescil kapsamında yer alan tüm ürünler bakımından kullanıldığından KHK 14 ve 42.maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün istenemeyeceği de gerekçede açıklanarak davanın bu marka yönünden de reddine karar verilmiştir.
Davacının zarar gören kişi sıfatıyla bu davayı açabileceği 25.01.2011 tarihli ilamımızın 2.bendinde açıklanmış olup, Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre de, 556 sayılı KHK' nin 14. maddesindeki şartlar dairesinde markanın kullanıldığını ispat yükü marka sahibine aittir. Buna karşın, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda ise faturalar üzerinde ticaret ünvanı yanında YAĞMUR markasının kullanılmış olduğu ve seri içindeki çeşitli alt markaların reklam ve tanıtımlarının da üst marka olarak YAĞMUR markası üzerinden yapıldığı, markanın kullanıldığına ilişkin delillerin aslında YAĞMUR markası bakımından ihtiyaç olmayan bilgiler olduğu, çünkü anılan markanın kullanıldığı malum ve meşhur vakıasının ispatı gerekmediği, özellikle markanın kullanımının davacı tarafından açıkça bilindiği, böyle bir talep karşısında mahkemenin esasa girmeden davayı reddetmesi gerektiği, kullanılmadığı yönünde yeterli delil sunulmaksızın davanın açıldığı da belirtilerek YAĞMUR markasının hükümsüzlüğünün istenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu rapora davacı vekilince itiraz edildiği halde itirazlar karşılanmamış, bilirkişi raporunda diğer dava konusu markaların tescilli olduğu hangi ürünlerde kullanıldığı belirtilmişken YAĞMUR markasının tescilli olduğu emtiaların hangilerinde kullanıldığı açıklanmamıştır. Oysa markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerden birisi yada birkaçı için kullanılması diğer hizmet veya ürünlerde de kullanıldığı anlamına gelmez. Hakkı devam ettirici kullanım, markanın sicilde kayıtlı olduğu mal veya hizmetler için 556 Sayılı KHK.'nun14. maddesi anlamında fiilen kullanılması olup, YAĞMUR markasının tescilli olduğu hangi ürünler üzerinde kullanıldığının bilirkişi raporuyla tespiti gerekirken, benimsenen bilirkişi raporunda açıklanan, kullanımın ispatının gerekmediği şeklindeki görüşe itibar edilemez. Bu bakımdan mahkemece, davacı vekilinin YAĞMUR markası ile ilgili olarak 2. bilirkişi raporuna itirazları karşılanmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçelerle YAĞMUR markası yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 25.01.2011 tarihli bozma ilamının ilaveten YAĞMUR markası yönünden yukarıda açıklanan gerekçelerle de hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının HUMK 442.maddesi uyarınca REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının HUMK' nun 442.maddesi uyarınca kabulü ile Dairemizin 25.01.2011 gün 2009/9903 esas 2011/1153 karar sayılı ilamındaki bozma nedenlerine ilaveten yerel mahkeme hükmünün yukarıda 2 nolu bente açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.