İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2011/1456 · K. 2011/7312
- Esas No
- 2011/1456
- Karar No
- 2011/7312
- Karar Tarihi
- 25.11.2011
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2011/1456 E. , 2011/7312 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 163 ada 1 parsel sayılı 1438277,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar ... ve arkadaşları satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belli bölümleri için dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 01.11.2009 tarihli raporda (A), (D) ve (F) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacı ...'in miras bırakanı ... 'in mirasçıları adlarına, (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacı ...'nin miras bırakanı ...'nin mirasçıları adlarına, (B) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacı ...'nin miras bırakanı ...'nin mirasçıları adlarına tapuya tesciline, taşınmazın geriye kalan bölümünün ise tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olduğu zilyet davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu 163 ada 1 parsel parsel sayılı taşınmazın sınırında komşu 102 ada 4 parsel sayılı mera taşınmazı bulunduğu halde yapılan keşifte komşu köylerden seçilen bilirkişi ve tanık dinlenilmemiş, taşınmazın kadim mera olup olmadığı araştırılmamış, ayrıca mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığı tam olarak irdelenmemiştir. Öte yandan komşu parsel tutanak ve varsa dayanakları kayıtlardan yararlanılmamıştır.
O halde, mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza komşu ... Köyü, ... Köyü kadastro çalışma alanı içerisinde kalan taşınmazların tümünün tutanak ve varsa dayanakları kayıtlar getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, tanıklar ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu, nizalı taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı unsurun bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, böylece davaya konu taşınmazın mera olup olmadığı, meradan kazanılıp kazanılmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken olumlu olumsuz bir karar verilmemesi dahi isabetsiz, dahili davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.