İçtihatYargıtay16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi · E. 2011/1592 · K. 2011/9158
- Esas No
- 2011/1592
- Karar No
- 2011/9158
- Karar Tarihi
- 16.12.2011
Karar Metni
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1592 E. , 2011/9158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... VE ARKADAŞLARI
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu Anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 146 ada 5, 148 ada 3, 150 ada 4 ve 161 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 5018,90, 535,07, 973,24 ve 35260,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... ile ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., bağışlamaya dayanarak taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının davasını ispat edemediği, taşınmazlara zilyet olmadığı, taşınmazlara zilyet olan davalı ... zilyetliğinin tereke adına olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Davacı taşınmazların babaannesi ... tarafından kendisi ile kardeşi ...’e bağışlandığı iddiasıyla dava açmış, dava dilekçesinde delil olarak 1 Temmuz 1983 tarihli bağış senedi ile 15.03.2006 tarihli satış senedine dayanmış, yargılama sırasında ... mirasçıları olan babası Hakkı ile annesi İfakat’ın imzası bulunan 01.01.2007 tarihli satış senedine de dayanmıştır. Davaya konu taşınmazların davalı tarafın ortak miras bırakanı ...'e ait olduğu, taşınmazların davacının babası olan davalılardan ... zilyetliğinde bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi, bu husus taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazların davalı tarafın ortak miras bırakanı ... tarafından davacı ile kardeşi ...’e bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmış ise zilyetliklerinin teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Öte yandan davalı ... da ilk başta davanın reddini savunmuş ise de ilerleyen aşamalarda davacının rıza ve bilgisi dahilinde taşınmazlara zilyet olduğunu beyan etmiştir. Dinlenen tanık ve bilirkişilerin beyanları çelişkili olup hüküm kurmaya yeterli değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için dinlenen tanık ve bilirkişiler ile bağış ve satış senedi tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, tanık ve bilirkişiler ile bağış ve satış senedi tanıklarından taşınmazların davacı ile kardeşi ...’e bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmış ise zilyetliklerinin teslim edilip edilmediği, taşınmazlara zilyet olan davalı ...'nın beyanı da dikkate alınarak zilyetliğin davacı adına mı, yoksa
... terekesi adına mı sürdürüldüğü ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması durumunda tespit bilirkişileri de dinlenerek aykırılıklar giderilmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.