İçtihatYargıtay15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2011/18760 · K. 2013/2669
- Esas No
- 2011/18760
- Karar No
- 2013/2669
- Karar Tarihi
- 13.02.2013
Karar Metni
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/18760 E. , 2013/2669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mahkumiyet
HÜKÜM : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın tanık ... aracılığı ile irtibat kurduğu katılana ... Pazarlama isimli şirketin pazarlama işinde çalışmayı teklif ettiği, bu işte kullanılmak üzere alınacak araba için ilk anda 4000 TL para isteyip işin kurulmasından sonra katılanın 2000-2500 TL civarında maaşla çalışacağını ve alacağı maaştan bir miktar kesilerek arabanın taksitlerinin ödeneceğini söylediği, bunun üzerine katılanın araba için sanığa 4000 TL para vermesinden sonra ortadan kaybolması şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 gün ve 2007/20-108, 2007/152 sayılı kararın açıkladığı üzere, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriği ile örtüşmesi gerekmektedir.
Hükmolunan hapis cezası alt sınırdan tayin olunmasına rağmen, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 100 gün adli para cezası karşılığı aynı Yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 40.00 TL 'den olmak üzere 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadelerinin yerine ''5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 40.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 200.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına", ibaresinin eklenmesi suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.