İçtihatYargıtay2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2011/19548 · K. 2012/28327
- Esas No
- 2011/19548
- Karar No
- 2012/28327
- Karar Tarihi
- 27.11.2012
Karar Metni
2. Hukuk Dairesi 2011/19548 E. , 2012/28327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Gölcük l. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :25.07.2011
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "tedbir nafakasına" ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı koca tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı - karşı davalı S.K. ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı S.K.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle nafaka davasının boşanma davasından sonra açılmış olup, tarafların boşanmalarına karar verildiğine ve Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde boşanma davası süresince kadın ve çocuk lehine geçici tedbir nafakasına hükmedildiğine ve kadın lehine nafaka davası sebebiyle ayrıca vekalet ücreti takdir edildiğine göre, nafaka davasının kabulü yönünde yapılacak bir bozmanın sonuca etkili olmayacağına göre kadının bu ve diğer yönelere ilişkin temyiz itirazları ile davacı-karşı davalı (koca)'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı karşı davacı (kadın) yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacıya (kadın) takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün ukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere birinci ve üçüncü bentler yönünden oybirliği, ikinci bentteki bozma sebebi yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi. 27.11.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Hükmün manevi tazminat miktarı yönünden de onanması gerektiğini düşünüyorum. Sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma gerekçesine açıklanan sebeple katılamıyorum.