İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2011/2638 · K. 2012/9111
- Esas No
- 2011/2638
- Karar No
- 2012/9111
- Karar Tarihi
- 28.05.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2011/2638 E. , 2012/9111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2010 tarih ve 2009/622-2010/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigorta edilen işyerinin, davalı idarenin sorumluluğunda bulunan kanalizasyonun 21.09.2006 tarihinde rögardan taşma sonucu hasar gördüğünü, sigortalıya 22.840 TL hasar tazminatı ödendiğini, olayda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek 4.500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının atıksu bağlantı projesinin bulunmadığını, ana kanala bağlantısının idarenin bilgisi dışında yapıldığını, parsel bacasının da usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalı işyerinin bulunduğu caddeden geçen kanalizasyon hattının yoğun yağmur yükünü kaldırmayıp tıkanması ve doğal mecrasında sirküle olamayan pis suların işyeri içerisindeki rögara bağlanan gider borusundan geri tepmesiyle işyerinde zarar oluştuğu, davalının tam kusurlu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 4.500,00 TL'nin 09.10.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın TTK'nın 1301. maddesine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. B.K.'nun 58. maddesi uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu gibi hallerde, zarar ile özen eksikliği arasında uygun illiyet bağının varlığı sorumluluk için yeterlidir. Uygun illiyet bağı mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu kesilirse, sorumluluktan sözedilemez.
Somut olayda davalı vekili, sigortalının atıksu bağlantı projesinin bulunmadığını, ana kanala bağlantısının idarenin bilgisi dışında yapıldığını, parsel bacasının da usulüne uygun yapılmadığını savunarak zarar görenin kusurunun bulunduğunu ileri sürmesine rağmen, mahkemece bu savunma doğrultusunda araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. O halde, zarara uğrayan işyerine ilişkin atık su bağlantı projesi getirtilerek, kanalizasyon boru hattından işyerine ait giderin geri basması sonucu parsel bacasından içeri giren suyun hasara neden olduğu dikkate alınarak, zarar görenin bu bağlantının yapılmasında kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı vekilinin dava dilekçesinin başında ve içeriğinde sigortalıya 22.840 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek bu miktarın tahsilini istediği ve harcını dahi bu miktar üzerinden yatırdığı anlaşılmasına göre, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında belirtilen 4.500 TL tazminat isteminin maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.