İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2011/3538 · K. 2012/2143
- Esas No
- 2011/3538
- Karar No
- 2012/2143
- Karar Tarihi
- 26.03.2012
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2011/3538 E. , 2012/2143 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı 5.385,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı ... ve paydaşları, davalı tarafın miras bırakanı ...’ın da paydaş olduğu tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı ... ve paydaşlarının tutunduğu ve davacı ...’ın miras bırakanı ...’ın da paydaş olduğu 24.5.1939 tarih ve 873 sayılı iskan tapu kaydının dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, tapu kayıt malikleri arasında yapılan paylaşım sonucu dava konusu taşınmazın davacı ...’ın miras bırakanı ...’a, başka taşınmazların ise diğer tapu kayıt maliklerine düştüğü, davacı tarafın dava konusu taşınmaza zilyet olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, dava konusu taşınmazın kimden kime kaldığı, tapu kaydı kapsamında ise tapu kayıt malikleri arasında yöntemine uygun bir şekilde paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise de kime düştüğü yönünde toplanmıştır.
Kural olarak tapu kayıtları malikleri arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, tapu kayıt maliklerinin bir araya gelerek tapu kaydının kapsadığı taşınmazları kendi aralarında pay etmeleri, her bir kayıt maliki kendi payına düşeni aldıktan sonra diğer haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve harita, davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerini göstermediğinden keşfi izleme ve bilirkişi sözlerini denetleme bakımından yetersizdir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davalı tarafın tutunduğu 24.5.1939 tarih ve 878 sayılı iskan tapu kaydının dayanağı belgeler, varsa haritası, dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yakın 131 ada 3, 4, 5, 7, 8, 14, 132 ada 19 ve 21 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve varsa dayanağı tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden, vergi kayıtlarının Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kuşkusuz tapu kaydının dayanağı harita yoksa, kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile komşu taşınmazların dayanağı tapu kaydı ve vergi kayıtları ile denetlenmeli, dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde durulmalı, bu yolla davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, hangi taşınmaz ya da taşınmazları kapsadığı duraksamasız saptanmalı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın tutunduğu ve davacı tarafın miras bırakanın da paydaş olduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı belirlenmesi halinde, tapu kayıt malikleri arasında yöntemine uygun bir şekilde paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi kayıt malikine ya da mirasçılarına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer kayıt maliklerine ya da mirasçılarına, hangi taşınmazların verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalmadığının tespiti halinde ise, dava konusu taşınmazın kimden kime ne şekilde kaldığı, zilyetlik süresi, sürdürülüş biçimi üzerinde durulmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 26.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.