İçtihatYargıtay17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2011/4333 · K. 2011/11938
- Esas No
- 2011/4333
- Karar No
- 2011/11938
- Karar Tarihi
- 08.12.2011
Karar Metni
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4333 E. , 2011/11938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı aracının karıştığı kazada 3. kişiye ait aracın hasarlandığını, davalının ehliyetsiz olduğunu, kazanın ehliyetsiz şekilde araç kullanılması sırasında meydana geldiğini, zarar gören 3. kişiye 3.000 TL hasar bedelinin ödendiğini belirterek bu meblağın 6.7.2009 ödeme tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ... sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. HUMK.nun 380 ila 388. maddelerinde (yeni HUMK.nun 294 ila 297 maddeleri) hükmün nasıl kurulacağı ve hangi hususlar kapsayacağı düzenlenmiştir. HUMK.nun 388/son fıkrası gereğince (Yeni HUMK.nun 297.maddesi) hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda davacı vekili 3.000 TL tazminatın ödeme tarihinden (6.7.2009) işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Bu durumda mahkemece istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken HUMK.nun 388.maddesi (Yeni HUMK.nun 297.maddesi) hilafına davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarı faizin başlangıç tarihi ve uygulanması gereken faiz oranı belirtilmeden sadece "davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-HUMK.nun 275. maddesi (yeni HUMK.nun 266.maddesi) hükmü uyarınca mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez."
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı aracın trafik kazası sonucunda 3. kişiye ait araca çarparak zarar verdiğini, 3.000 TL hasar bedelinin zarar gören 3. kişiye ödendiğini, davalının ehliyetsiz olması sebebiyle bu hasar teminat kapsamında bulunmadığından ödenen meblağın sigortalı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalının olay anında ehliyetsiz olduğunun saptanması halinde dahi davalı, davacı ... şirketinin ödediği meblağı ile değil davaya konu kaza sebebiyle 3. kişi aracında meydana gelen gerçek zarar miktarından kusuru oranında sorumlu tutulur. Araç hasarının ve kazadaki kusur durumunun tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda olup bu hususlarda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece olayın yaralamalı kaza olmasıda dikkate alınarak davaya konu kazaya ilişkin hazırlık evrakının ya da dava açılmışsa ceza davası dosyasının getirilmesi, davalı hakkında ehliyetsiz araç kullanmak suçundan verilen Taşköprü Cumhuriyet Savcılığının 2009/21 sayılı kararı ile verilen idari yaptırım kararının sonucunun sorulması davalının kaza tarihinde yeterli sürücü belgesine sahip olup olmadığının merciileri nezdinde araştırılması daha sonra kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiden tüm dosya kapsamına göre davalı ile kazaya karışan 3. kişiye ait aracın
sürücüsünün kusur oranları ve 3. kişi aracında meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ilgili evraklar getirtilip, hiç bilirkişi incelemesi yapılmadan yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalının sair temyiz itirazlarının reddine 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine 8.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.