İçtihatYargıtay16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi · E. 2011/4452 · K. 2012/76
- Esas No
- 2011/4452
- Karar No
- 2012/76
- Karar Tarihi
- 23.01.2012
Karar Metni
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/4452 E. , 2012/76 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 34 parsel sayılı 8530,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komisyonunca oluşturulmuş Hazine'ye ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve ...'un işgalinde olduğu, 117 ada 61 parsel sayılı 10368,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ...'ın işgalinde olduğu belirtilerek davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 117 ada 34 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına, 117 ada 61 parsel sayılı taşınmazın da davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 117 ada 34 parsel sayılı taşınmazın Hazine'ye ait Ağustos 927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı; ancak, kaydın sınırları sabit olmasına rağmen, miktarının sınırların kapsadığı yer kadar büyük olmadığı, nereye tekabül ettiğinin bilinememesi nedeniyle uygulama imkanı bulunmadığından 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile Hazine adına tapuya tescil edilerek tapulu taşınmaz haline döndüğü ve bu tapunun tesisinden geriye davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda, kadastro tespiti sırasında taşınmaza uygulanan ve uyduğu tespit edilen 8.11.1963 tarih ve 519 numaralı tapu kaydı ile taşınmaz, Hazine adına tesçil edilmiştir. Hazinenin tapu kayıtlarının dayanağını teşkil eden 20.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 113/58 numaralı parseli ile Abdulbaki Atlık icarında olduğu, kaçak ve yitik kişilerden Hazine'ye intikal ettiği, 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi kayıtları ve Ağustos 927 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, 1951 yılında köye gelen şahısların Hazine'den icar ile kullandıkları belirtilerek Hazine adına belirtmesi yapılmış; Hazine adına tapu kayıtları oluşturulmuştur. Mahkemece belirtmelik tutanağında uygulanan Ağustos 927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu
kaydı tüm tedavülleri, varsa haritası ile birlikte getirtilmemiş, kaydın kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamış, varsa bu taşınmazların kadastro tespit tutanak suretleri getirtilmek suretiyle tapu kaydı, revizyon gördüğü parseller de dikkate alınarak; keşifte uygulanan kaydın kapsamının varsa haritasına göre, haritası yoksa “İspiril Dağı, Miciç Banisi, Haci Bal ziyareti ve Nihil” olan hudutları itibarı ile gayri sabit hudutlu olduğu göz önüne alınarak miktarına göre kapsamının belirlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Yine belirtmelik tutanağında uygulanan 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi kayıtlarının tümü ve tahrir kayıtlarının Hazine adına oluşum nedenine ilişkin belgeler getirtilmemiş, belirtmelik tutanaklarına göre Hazineye ait aynı tapu ve vergi kayıtlarının uygulandığı taşınmazlar hakkında, şahıslarca Hazine aleyhine açılan ve Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan davaların birleştirilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinden belirtmelik bilirkişilerinin ölü olduğu anlaşılmakta ise de belirtmelik tutanağında muhtar ve aza olarak imzası bulunan şahısların ölü olup olmadıkları araştırılmamış; sağ iseler belirtmelik tutanağının içeriği hakkında tanık olarak bilgilerine başvurulmamıştır. Yine belirtmelikte isimleri geçen şahısların kim oldukları ve icarcı olup olmadıkları üzerinde de durulmamıştır. Çekişmeli taşınmaz Yüksekova-Şemdinli yoluna sınır olup Dairemizdeki benzer dosyalardan bu yol nedeniyle kamulaştırma yapıldığı anlaşıldığı halde yol nedeniyle yapılan kamulaştırma evrakları getirtilmemiş ve mahalline uygulanmamıştır. Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu aynı tapu kapsamında kalan 33 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen kararın da Dairemizin 6/12/2010 tarih ve 2010/8694-7214 sayılı ilamı ile bozulduğu dikkate alınarak öncelikle belirtmelik tutanağında gösterilen Hazine adına kayıtlı Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası, tapu kaydı, varsa kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri, 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi kayıtları ile bu kayıtların Hazine adına kaydedilmesinin nedenini oluşturan oluşum belgeleri, belirtmelikte imzası bulunan tüm muhtar ve azaların nüfus kayıt örnekleri ile kamulaştırma ile ilgili idari tahkikat evrakları, kamulaştırma kararı ve ekleri, kamulaştırma haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra; taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, belirtmelik ve tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kaydın haritası varsa kapsamı haritasına göre, haritası yoksa kayıt hudutları gayri sabit olduğundan miktarına göre kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı belirlenirken söz konusu kaydın revizyon gördüğü parseller nazara alınmalı, aynı şekilde belirtmelikte uygulanan vergi kayıtları da uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bu kayıtların Hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, kamulaştırma ile ilgili idari tahkikat evrakları, kamulaştırma kararı ve ekleri, kamulaştırma haritası kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne olduğu, kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı, icar ile kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ iseler belirtmeliğin içeriği hususunda beyanlarına başvurulmalı, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının dayanağı belirtmelikte Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı ve aynı şekilde davalı bulunan tüm parsellerle ilgili dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, teknik bilirkişiden keşfi takibe imkan verir ve uygulanan kayıtların kapsamını gösterir ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Dava konusu 117 ada 61 parsel sayılı taşınmazın komşusu olan 60 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava ile ilgili verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13/10/2010 tarih ve 2009/7770-2010/5752 sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazla aradaki yoldan sonra komşu olan 39 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu belirtilerek bu yönden inceleme yapılması gerekçesiyle kararın bozulması da dikkate alınarak çekişmeli taşınmazın kuzeyinde kalan 39 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının getirtilerek bu taşınmazın mera olduğunun anlaşılması halinde mera yönünden de araştırma yapılarak bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.