İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2011/6006 · K. 2012/1784
- Esas No
- 2011/6006
- Karar No
- 2012/1784
- Karar Tarihi
- 09.02.2012
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2011/6006 E. , 2012/1784 K.
"İçtihat Metni"
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 47/A-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 83.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli ve 2009/520 esas, 2010/550 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2010 tarihli ve 2010/1800 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.04.2011 gün ve 17289 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2011 gün ve KYB. 2011-164661 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın ... Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ... İplik Dokuma Boya ve Apre Fabrikaları T.A.Ş. hisse senetleri üzerinde yapmış olduğu alım satım işlemleri ile yapay olarak sermaye piyasası araçlarının arz ve talebini etkileyip, aktif bir piyasanın varlığı izlenimini uyandırarak fiyatları aynı seviyede tutmak, artırmak veya azaltmak biçiminde 13/10/2008-30/10/2008 tarihleri arasında işleme dayalı manipülatif faaliyetlerde bulunmak suretiyle 21.853,00 Türk lirası kâr elde ettiği olayda, menfaatin manipülatif faaliyetler sonucu borsada işlem yapan diğer yatırımcılar zararına gerçekleştiği, mağduru tespit edilemeyen kamu zararının doğduğu, buna bağlı olarak borsa müessesinin yararlandığı, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile korunması gereken değerlerin korunamadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa atılı suçun işlenmesi sonucunda oluşmuş somut bir zarar bulunmadığı cihetle, mahkemenin kararı yerinde görüldüğünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09.02.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif Üye)
KARŞI OY
Sanığın işlediği suç sebebiyle , kimliklerinin tebsit edilemediği ifade edilen mağdur aleyhine 21.853,00 TL somut zarar oluştuğu,
Sağın bu parayı suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen S.P.K.na iade, depo etmek gibi bir teşebbüste bulunmadığı ve kâr olarak malvarlıklarında kaldığı,
H.A.G.B.kurumunu düzenleyen ve burada tekrarına görülmeyen CMK 231/6.maddesindeki şartlardan , zararın iadesi koşulu gerçekleşmediğinden, yasanın konuluş amacı ve ruhuna uygun düşmeyen uygulama nedeniyle, Kanun Yararına Bozma isteğinin kabulü gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.