İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2011/6224 · K. 2012/4012
- Esas No
- 2011/6224
- Karar No
- 2012/4012
- Karar Tarihi
- 29.05.2012
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2011/6224 E. , 2012/4012 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 187 ada 1 parsel sayılı 1153,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiş, yapılan tespit ise 16.10.2007 gününde kesinleşmiştir. Davacı ... 07.01.2010 günü tapu kaydına ve mahkeme ilamına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...'ın tutunduğu 21.01.1981 tarih 31 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, yine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.05.2002 tarih 2001/71-2002/105 E.K. sayılı ilamının eldeki davada kuvvetli delil niteliğinde olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacı tarafın tutunduğu 21.01.1981 tarih 31 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi davalı tarafın dayandığı 16.07.1976 tarih 30 tapu kaydı yapılan keşifte yerine uygulanmamış, dava konusu taşınmaza komşu parsel tutanakları getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmemiş, bundan ayrı olarak dayanak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/71 Esas sayılı dosyasında tanzim edilen uzman bilirkişi krokisi de yapılan keşif sırasında yerine uygulanmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 21.01.1981 tarih 31 sayılı tapu kaydı ile davalı tarafın tutunduğu 16.07.1976 tarih 30 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları ve davacı ile davalının murisi ...'ın taraf olduğu ve Yargıtay denetiminden geçen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/71 Esas sayılı dosyasında düzenlenen uzman bilirkişi krokisi yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, somut olayın özelliğine göre davacı dayanağı tapu kaydının güney yönünde okunan ... tarlası zeminde belirlenmeli, uzman bilirkişiden tapu kayıtları uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, dayanılan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/71 Esas sayılı dosyasında düzenlenen uzman bilirkişi haritasının kapsamını izlemeye ve yapılan keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı haritaları esas alınarak ve özellikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dayanağı tescil krokisinde kenar uzunlukları da mevcut bulunduğuna göre haritası esas alınıp kapsam belirlenmeli, taşınmazın tutunulan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki yapıların kimin tarafından meydana getirildiğinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi dahi isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.