İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2011/6546 · K. 2011/12603
- Esas No
- 2011/6546
- Karar No
- 2011/12603
- Karar Tarihi
- 06.12.2011
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/6546 E. , 2011/12603 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.12.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
Davalılardan ... İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti’ne yokluğunda verilen kararın “... Sokak 18/1-2 ... ...” adresinde tebligat yasasının 35.maddesi gereğince tebliğ edilmek suretiyle dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki anılan davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı görülmektedir.
Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Yasanın 35/son maddesinde ; Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da 35.madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Karar tarihinden sonra19.01.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6009 sayılı Yasanın 9. maddesi ile anılan maddede değişiklik yapılarak “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Öte yandan Tebligat Tüzüğünün 55 ve 28 maddelerinde uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Buna göre 35.madde gereğince tebligat yapılabilmesi için önce; muhataba daha önce tebligat yapılan ya da somut olaydaki gibi Ticaret Sicilinde yazılı bulunan adrese çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu maddeye tevfikan muamele yapar
Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda yasanın ve tüzüğün aradığı bu şartların yerine getirilmeden 35.maddeye göre tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten dava dilekçesinde davalı ... İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti’nin adresi “... Mah. İ.T.Ü. ... Yurtları E Blok Maslak/...” olarak gösterilmiştir. SSK kayıtlarındaki adresinde aynı adres olduğu SSK Müfettiş raporundan anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında anılan adrese gönderilen tebligat muhatabın ismen tanınmadığından bahisle iade olunması üzerine, bu kez “... Sokak 18/1-2 ... ...” adresinde Tebligat Yasasının 35.maddesi gereğince dava dilekçesinin ve yargılama sonunda da yokluğunda verilen kararın tebliğ edildiği görülmektedir.
Mahkemece, davalı şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunduğu adresi temin edilmediği gibi tebligat çıkarılan “... Sokak 18/1-2 ... ...” adresinin ne şekilde edinildiği belli olmadığı gibi, anılan adrese doğrudan 35. Madde gereğince tebligat çıkarıldığı görülmektedir. Diğer bir deyişle yargılama sırasında tebligat memurunun Tüzüğün 55 ve 28.maddelerinin kendine yüklediği araştırma görevini gereğince yapmasına olanak tanıyacak biçimde bir tebligat çıkarılmasının söz konusu olmadığı ortadadır. Hal böyle olunca da davalıya yokluğunda verilen kararın 35.maddeye göre yapılan tebligatının geçersiz olduğu açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti’nin Ticaret Sicil kayıtları getirtilerek, yokluğunda verilen kararın buradaki adresine yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.