İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2011/7079 · K. 2012/14998
- Esas No
- 2011/7079
- Karar No
- 2012/14998
- Karar Tarihi
- 03.10.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2011/7079 E. , 2012/14998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2010/60-2011/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19.02.1988 tarihinde kurulan davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, 22.12.1988 tarihli ortaklar toplantısında şirket müdürlüğü ve ortaklığından ayrılmasına, ortaklık payına karşılık şirket aracının müvekkiline devrine karar verildiğini ve daha sonra araç devir işlemi de yapılarak şirketle tüm ilişkisinin sona erdiğini, ancak diğer ortakların 22 yıl boyunca sahte işlemler yaparak şirketteki ortaklığını devam ettirdiklerini, sahte imza ile müdür olarak gösterdiklerini ileri sürerek hisse devrinin tescil ve ilanına, 02.01.1989 tarihinden sonraki müvekkili isim ve imzası atılarak yapılan her türlü işlemin mutlak butlanla batıl olduğuna, dolayısıyla şirketin infisah etmiş olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22.03.2011 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, müvekkilinin 20 yıldan bu yana davalı şirket müdürü olmadığı hususunun kabulünü talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından noterde devir işlemi yapıldıktan sonra diğer ortaklar tarafından yapılan işlemlerdeki davacı isim ve imzası bulunanlardan bazı örnekler ile davacının mukayese imzaları arasında farklılık bulunduğu belirlenmiş ise de, TTK'nın 520. maddesindeki koşullar ile ortaklar kurulu kararının pay defterine kayıt işlemi yerine getirilmediği, geçerli bir hisse devri bulunmadığı, bu nedenle de hisse devrinden sonra yapılan işlemlerin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
########