İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2011/7386 · K. 2011/11902
- Esas No
- 2011/7386
- Karar No
- 2011/11902
- Karar Tarihi
- 29.11.2011
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/7386 E. , 2011/11902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Türkiye kömür İşletmelerine bağlı maden ocağında çalışırken iş kazası geçirerek yaralanan davacının maddi tazminat talebi olayın tamamen davacının kusuru ile meydana geldiği kabul edilerek reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Amasra Taşkömürü İşletmesinde 12.8.2006 günü 24.00-08.00 vardiyasında yanında İsmet isimli yedek işçi ile birlikte 250/260 kalın damar su altı ayakta çalışırken tavan tahkimatı yaptığı sırada yedek işçiyi malzeme almak için ayak başına göndermesi sırasında tek başına bellemeyi tavana kaldırması ve direk vurması esnasında oluşan sarsıntı nedeniyle bellemenin düşmesi sonucu sol el 4.parmağından yaralandığı anlaşılmaktadır. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; davacının iş kazasının meydana geldiği maden işinde hizmet akdiyle çalıştığı, olayın iş kazası olduğu tespit edilmiş, davalı işverenin işçilere yeterli eğitimin verildiğinin kabulü ile işçiyi olayda tam kusurlu bulmuştur. Ancak bilirkişi işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman olmadığı gibi İş Kanunu’nun 77. maddesi İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddeleri incelenmek suretiyle işyerinin niteliğine göre işyerinde uygulanması gereken önlemlerin neler olduğu, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadığı anlaşılmaktadır.. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içermediği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.