İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2011/8665 · K. 2012/16031
- Esas No
- 2011/8665
- Karar No
- 2012/16031
- Karar Tarihi
- 12.10.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2011/8665 E. , 2012/16031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2009/19-2011/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve temlik alan tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirkete paket poliçe ile sigortalı olduğunu, işyerinde 29.02.2004 tarihinde su hasarı meydana geldiğini, usulünce hasar ihbarına rağmen davalı tarafın süresinde eksper görevlendirmediğini, eksperin 04.03.2004 tarihinde inceleme yaparak tutanak düzenlediğini, görevlendirilen 2. eksperin ise sadece müvekkilinin iş yaptığı dava dışı Bora Tekstilin ticari sırlarını ihtiva eden bazı evrakları talep ettiğini, fatura, irsaliye ile maliyet çalışma belgelerinin ekspere sunulmasına rağmen bir sonuç alınamadığını, hasarlı mal bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin hasarlanan malları koruma, kurtarma, depolama ve nakliye masrafı olarak da 2.000 TL ödediğini ileri sürerek, şimdilik 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın 30.03.2004 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işyerini su basması olayının sigortalının belirttiği şekilde olmadığını, davacı sigortalının hasar sonrasında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve hasarın artmasına neden olduğunu, davacının hasar gören malların niteliklerini gizlediğini ve değerlerini yüksek gösterdiğini, malların niteliğini ortaya koyacak belgelerin müvekkiline verilmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı sigortalı şirketin sözleşme genel ve özel şartlarını yerine getirmemesinden dolayı maddi zararının karşılanamadığı, davacının maddi tazminat talebin de ileri sürdüğü zararını ispatlayamadığı, davalı ... tarafından davacı şirketin kişilik haklarına saldırı olmadığı gibi, yine davacı şirketin ticari itibarını sarsacak hareket de bulunulmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile temlik alan temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete “İşyerim Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı işyerini su bastığı iddiasıyla açılan, sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin önceki bozma ilamında, mahkemece işyerinde su basılan yerin hangi bölüm ya da bölümler olduğu belirlendikten sonra, su basan yerler arasında deponun da bulunması halinde zarar gören emtialardan palet üzerinde bulunmayanların teminat kapsamında olmayacağı, palet üzerinde olduğu halde zarar gören emtiaların sigorta kapsamında olacağı; depolama alanı dışında bulunan alanın da su basmasına maruz kalması halinde, burada bulunan ve su basmasından doğrudan zarar gören emtianın da sigorta kapsamında olacağı, ancak su basmasından doğrudan etkilenmeyip de olay sonrası emtianın istif ve depolanmasından dolayı artan zarardan davalı sigortanın sorumlu olmayacağı gözetilerek, bu konularda denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece de bu bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda, zararın dosyadaki mevcut belge ve delillere göre değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı ve zararın BK 42/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ancak bozma ilamındaki tespitlere aykırı yönler içeren bu rapor esas alınarak dava yine reddedilmiştir.
Halbuki karara esas alınan bilirkişi raporunda zararın hesaplanabilmesinin mümkün bulunmadığı ancak zararın BK 42 kapsamında mahkemece takdir edilebileceğinin belirlenmiş bulunmasına göre, mahkemece önceki bozma ilamında belirlenen ilkeler çerçevesinde, BK 42 gereğince uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamış hükmün bu nedenle davacı vekili ile temlik alan yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile temlik alanın temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle temyiz edenler yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve temlik alana iadesine, 12/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.