İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2012/10214 · K. 2013/4951
- Esas No
- 2012/10214
- Karar No
- 2013/4951
- Karar Tarihi
- 04.04.2013
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2012/10214 E. , 2013/4951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
A.B. ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.06.2012 gün ve 43/403 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 22.10.1996 tarihinden itibaren evli olduklarını, ... 2. Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile boşandıklarını, davacının 2007 -2009 yılları arasında ... fabrikası beyaz eşya bölümünde asgari ücretle çalıştığını, aylık 750,00 TL geliri bulunduğunu, ayrıca vekil edeninin evlendiği tarihten itibaren tütün işçiliğinden kazandığı paralar ile düğünde takılan ziynet eşyalarından 24 ayar 2 adet köstek , 22 ayar 13 adet bilezik 1 adet beşli ve 4 adet çeyrek altını ile çalıştığı dönemde birikimleri ile edindiği 22 ayar 8 adet bileziğin satışından elde edilen paranın davalı adına tapuda kayıtlı bulunan meskenin alımında harcandığını açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 20000,00 TL katkı payı (maddi tazminat) alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 10.02.2010 tarihli cevap dilekçesinde, boşanma davasının halen devam ettiğini, bu nedenle açılan davanın karara bağlanmasının olanaklı olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; “.. 1386 ada 1 parselde davalı adına kayıtlı taşınmazın edinilmesine mevcut dosyadaki delil ve belgelere göre davacı ... Badan’ın herhangi bir katkısının bulunmadığı gerekçesi ile sübut bulunmayan davanın reddine..” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 743 sayılı TMK'nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı ... tarafından edinilen 11 nolu bağımsız bölümden kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar, 22.12.1996 tarihinde evlenmişler, 22.12.2009 tarihinde açılan ve kabulle sonuçlanıp, 16.03.2012 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile boşanmışlardır. Eşler arasında evlendikleri 22.12.1996 tarihinde 01.01.2002 tarihine kadar TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten boşanma davasının açıldığı 22.12.2009 tarihine kadar başka bir mal rejimini de seçtiklerini ileri sürmediklerinden edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK.m.202,4722 SK.m. 10). Eşler arasındaki mal rejimi TMK. nun 225 maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı 22.12.2009 tarihinde sona ermiştir.
.//..
2012/10214-2013/4951 -2-
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin dava dilekçesinde açıkladığı altınları ile 2007-2009 yılları arasında Vestel fabrikasında asgari ücretle çalışması sonucu elde ettiği gelirler ve ayrıca tütün tarlasında çalışması sonucu kazandığı paralarla davalı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu açıklayarak katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı ise dosyadaki bilgi ve belgelere göre düzenli bir işi olmayıp manavlarda ve benzeri yerler ile diğer yerlerde gündelikçi olarak çalıştığı ve düzenli bir gelire sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
Dinlenen davacı tanıkları davacının kendisine ait evlilik sırasında takılan altınlarını satarak evin alımında kullandığını, bundan ayrı tütün tarlasında çalışmak suretiyle gelir elde ettiğini, tarlayı kiraladıklarını ve tütün ektiklerini, buralardan gelir elde ettiğini ayrıca ... fabrikasında da çalıştığını bildirmişlerdir.
Davalı tanıkları ise, davalının gündelikçi olarak çalışmak suretiyle gelir elde ettiğini, ayrıca babasının sağlığında davacıya bir ev verdiğini, 08.04.1999 tarihinde satıldığını, bu evden gelen para ile ayrıca babasından kalan traktördeki payın diğer kardeşi tarafından para olarak verilmesi suretiyle eve katkıda bulunduğunu, yine babasından kalan arı kovanlarından elde edilen balın satılması suretiyle kazanılan paranın eve harcandığını, davacıya ait altınların davacı tarafından babaannesine verildiğini, onun tarafından saklandığını bu nedenle satılıp eve katkı yapılmadığını açıklamışlardır.
Görüldüğü gibi, taraf tanıkları arasında açık aykırılıklar bulunmasına rağmen Mahkemece HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilerek aykırılıkların giderilmediği ve bu husus üzerinde durulmadığı, yine davalının babasına ait evin hangi tarihte satıldığı, buradan ne kadar paranın miras payı olarak geldiği, traktörün satışından miras payı olarak kardeşi tarafından davalıya verilen paranın miktarının ne olduğu, traktöre ait trafik kayıtları ile 08.04.1999 tarihinde satılan eve ait tapu kayıtları resmi akit tabloları ile birlikte getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde değerlendirilmediği, davacının ileri sürdüğü ve gelir elde ettiği konularda gerekli, araştırma ve incelemenin yapılmadığı, 2007-2009 tarihleri arasındaki çalışmaları ile taşınmazın satın alındığı, 27.12.1999 tarihinden sonraya ait olması nedeniyle eve katkı olarak değerlendirme olanağı yok ise de, yılın belirli aylarında ve uzun süreli olarak köyde davacının kayınvalidesi ile birlikte tütün işlerinde çalıştığı ve para elde ettiği açık olmasına karşın bu hususun yetirince değerlendirilmediği, hiçbir kişinin hayatın olağan koşulları altında 5-6 ay gibi uzun bir süre misafir olarak kayınvalidesinin yanında kalamayacağı, bunun hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu nedenle gerçekten tütün işlerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise yıllık ortalama kaç ay çalıştığı, gündelik olarak ne alabileceği ya da yıllık ortalama bu tür işlerden ne kazanabileceği, bu şekilde yılda kaç ay ve yıl olarak çalıştığı konularında gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, gerekirse bu konuda uzman kuruluşlardan ya da meslek odalarından bilgi edinilmesi, tütün resmi belgelere dayalı olarak ve izin alınmak suretiyle ekildiğine göre bu hususun ilgili yerden sorulup belirlenmesi, aynı hususun tüm tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, davacı vekilinin yargılama sırasında ileri sürüp aynı zamanda temyiz dilekçesinde açıkladığı konular üzerinde de durulması, tüm bu araştırma ve incelemelere karşın davacının herhangi bir katkısının bulunmadığının ya da belirlenmediğinin anlaşılması halinde dosyadaki bilgi ve belgelerin tamamen dayanaksız olmadığı, davacının olağan ev işleri ve çocuklarının bakımı dışında tütün tarlasında ve benzeri yerlerde çalışarak gelir elde ettiği hususu ile hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri göz önünde bulundurularak dava tarihi itibariyle belirlenen taşınmazın sürüm değerinin de 60.000,00 TL olduğu gözetilerek TMK'nun 227 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi uyarınca davacıya uygun (makul sayılacak) .//..
2012/10214-2013/4951 -3-
bir miktar tazminatın (alacağın) mahkemece takdir edilmesinin düşünülmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı da gündelik işlerde çalışan ve düzenli bir gelire sahip olmayan, günlük iş buldukça çalışma olanağına sahip olan biri olduğuna, bu haliyle aynı zamanda 743 S.TKM'nin 152. maddesi gereği evi geçindirme yükümlülüğü bulunduğuna göre söz konusu evi tek başına sadece kendi geliriyle alabilecek olanağa sahip olamayacağı hususu da gözardı edilmemelidir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.