Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2012/10322 · K. 2012/13412
6. Hukuk Dairesi 2012/10322 E. , 2012/13412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı-karşı davalı vekili Av. ... geldi. Davalı-karşı davacıdan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava hasılat kira sözleşmesinin haksız feshi iddiası ile kiracı tarafından açılan değer artış alacağı, kiralayan tarafından açılan karşı dava ise 2009 yılı hasılat kira bedeli, akde aykırılık teşkil ettiği öne sürülen binanın yıkım bedeli, kiralanan taşınmazların zirai bakımlarının yapılmamış olması nedeniyle oluşan zararın tazmini, yine kiralayanın açtığı birleşen dava 2008 yılı zeytin ürün kirasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı-k.davacı kiralayan tarafından açılan bina yıkım bedeli ve zirai bakım yapılmamasından kaynaklanan tazminat istemlerinin reddine diğer davacı ve davalı istekleri yönünden davaların kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiracı tarafından açılan dava, değer artışına ilişkin olup davacı kiracı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kiralayan arasında 45 yıldan beri devam eden ortaklık ilişkisi bulunduğunu buna göre davalıya ait üç adet taşınmaz üzerindeki bağ kütüklerinin sökülerek müvekkili tarafından zeytin, şeftali, erik vs. ağaçlar yetiştirildiğini, ayrıca toplanan ürünlerin ziyan olmaması, alet ve ekipmanların konulması için davalının bilgisi dahilinde taşınmaza tek katlı bina ve depo inşa edildiğini ancak davalının 2005 yılından beri müvekkilini tahliye etmek için çeşitli yasal girişimlerde bulunduğunu bunun üzerine müvekkilinin kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığını, davalının değer artışından kaynaklanan haksız iktisabının 304.800 TL olduğunu belirterek yetiştirilen meyve ağaçları ve inşa edilen binadan dolayı şimdilik 20.000 TL değer artışının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı-k.davacı kiralayan vekili; davacının müvekkiline ait taşınmazda sözlü kira akdi uyarınca uzun yıllardan beri kiracı olduğunu, davacının meyve ağaçlarına ilişkin değer artışı talebinin yersiz olduğunu hasılat kirasında bakım borcunun kiracının asli edimleri arasında yer aldığını, dikilen fidan bedellerinin müvekkili tarafından karşılandığını, inşa edilen binaya yönelik müvekkilinin muvafakati olmadığını, davacı kiracının 2009 yılı hasılat kirası ile 2008 yılı zeytin ürünü hasılat kirasını ödemediğini, öte yandan meyve ağaçlarına gerekli zirai bakımın yapılmadığını bu nedenle ürün kaybı yaşandığını belirterek birleşen ve karşı davalar ile 2009 yılı ürün kirası olarak 16.323 TL, Kesilen ağaç bedeli olarak şimdilik 100 TL, binanın yıkım bedeli olarak 100 TL zirai bakımın yapılmaması nedeniyle oluşan zarara yönelik şimdilik 50 TL ve 2008 yılı zeytin ürün kirası olarak şimdilik 1.000 TL nin davacı-k.davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davalı-k.davacının bina yıkım bedeli ile davacı-k.davalının meyve ağaçlarından kaynaklanan değer artış alacağı davalarının reddine, diğer talepler yönünden davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı kiracı ve davalı kiralayan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir 2-Davacı-birleşen davada davalı kiracı vekilinin 2008 yılı ürün kirasının tahsiline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince Taraflar arasında sözlü ve belirsiz süreli hasılat kira ilişkisinin varlığı ve kira bedelinin net hasılatın ½ si olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Birleştirilmesine karar verilen davacı kiralayanın açtığı davada 2008 yılı zeytin ürünü hasılat kira bedelinin ödenmediği iddia edilmiştir. Mahkemece 2008 yılı hasılat kira bedelinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hükme esas alınan 11.08.2010 tarihli zirai bilirkişinin raporunda davaya konu her üç parselden elde edilecek 2008 yılı toplam ürün gelirinin 18.973 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece belirtilen gelirin ½ si olan 9.436 TL’nin birleşen davanın davalısı olan kiracıdan tahsiline karar verilmiş ise de bilirkişi raporundaki tutar 2008 yılı toplam ürün gelirine ilişkindir. Davada, davacının talebinin zeytin ürünü kira bedeli olduğu hususu nazara alınmamıştır. Öte yandan davalı 2008 yılı ürün bedelinin ödendiğini savunmuş buna ilişkin olarak 07.10.2008 ve 16.12.2008 tarihli banka dekontlarını delil olarak sunmuştur. Mahkemece 2008 yılı hasılat kira bedeli ödemelerine ilişkin olduğu bildirilen bu ödemeler üzerinde de durulmuş değildir. Bu durumda mahkemece 2008 yılı zeytin ürünü ile ilgili kira bedeline ilişkin bilirkişiden ek rapor alınmalı, davalının ödeme savunması araştırılmalı, davalının delil listesinde yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından gerekirse yemin teklif etme hakkı olduğu davalıya hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur 3-Davalı kiralayan vekilinin zirai bakım yapılmamasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalı-k.davacı vekili zirai bakım borcunun gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle ürün kaybı yaşandığını iddia etmiş olup buna ilişkin olarak İznik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/33 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespitinde alınan bilirkişi raporuna dayanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı-k.davacının söz konusu iddiası hakkında yeterli bir araştırma ve değerlendirme yapıldığı söylenemez. Mahkemece bu konuda taraf delilleri değerlendirilerek bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle zirai bakım borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklanan k.davacının bir zararının olup olmadığı saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınıp davacı-karşı davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.