İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2012/10500 · K. 2012/13506
- Esas No
- 2012/10500
- Karar No
- 2012/13506
- Karar Tarihi
- 23.11.2012
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/10500 E. , 2012/13506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 12.12.2011 gün ve 2011/14754-15357 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
\_K A R A R\_
Davacı ... arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen 07.12.1994 tarihli inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye düşen dava konusu 5808 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen ... Blok 10. kat ... numaralı bağımsız bölümün tarihsiz satış sözleşmesiyle satın alındığını belirterek yüklenici, arsa sahipleri ve dava konusu taşınmazın tapu maliki ... aleyhine dava açmış, yargılama sırasında arsa sahipleri ve yüklenici aleyhine açmış olduğu alacak davasından feragat etmiş, tapu maliki ... aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davası yönünden davanın devamını talep etmiştir.
Mahkemece, inşaatın fiziki seviyesinin %82' de bırakıldığı, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği, inşaatın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Dairemizin 12.12.2011 tarihli 2011/14754-15357 esas ve karar sayılı ilamı ile dava konusu bağımsız bölümün muvazaalı olarak arsa sahiplerince davalı ...'na devredildiği ileri sürüldüğüne göre davalı ...'nun iyiniyetli kayıt maliki olup olmadığı hususu üzerinde durulmadan karar verilmiş olması doğru bulunmadığından karar bozulmuştur.
Davalı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu ...-Blok 10. kat ... no'lu bağımsız bölümün davalı yüklenici ile diğer davalılar arsa sahipleri arasında yapılan 07.12.1994 tarihli arsa Payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye isabet eden dairelerden olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı ile yüklenici arasında imzalanan dava konusu dairenin satışına ilişkin sözleşme tarihsizdir.
Ancak sözleşme gereği 20.000 TL peşinatın ödendiğine ilişkin 18.10.2000 tarihli bir makbuz mevcuttur. Dava konusu bağımsız bölüm tapuda 26.02.1998 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemle davalı ...'na satış suretiyle devredildiğinden davalı ... artık ayni hak sahibidir. Davacı, dava konusu taşınmazı tapuda devir işlemi yapıldıktan sonra sözleşme tarihi olarak kabulü gereken peşinat makbuzunun düzenlendiği tarih olan 18.10.2000' de yükleniciden temlik alan kişidir. Bu sözleşmenin alacaklı tarafı olan davacıya bedel ödeme edimini, borçlu olan tarafa yani yükleniciye de sözleşme konusu meskenin tapuda devir borcunu yüklediği açıktır. Davalı yüklenici bu sözleşme ile arsa sahibi ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine isabet eden meskenin mülkiyetini devir borcunu yüklenmiştir. Yani eser sözleşmesini eksiksiz yerine getirdiği takdirde arsa sahiplerinden talep edeceği mülkiyetin naklini isteme hakkını yani alacağını davacıya temlik etmiştir. Burada bir şahsi hakkın devri söz konusudur. Ancak yüklenici yapacağı inşaatın finansmanını sağlamak için sözleşme gereği kendisine isabet eden bağımsız bölümleri eseri tamamlamadan önce üçüncü kişilere temlik edebileceği gibi arsa maliklerine vereceği talimatla mülkiyetini de devredebilir. Nitekim arsa sahibi dava konusu bağımsız bölümü üçüncü kişi olan davalı ...'a devretmiştir.
Davalı arsa sahipleri savunmalarında; dava konusu bağımsız bölümün yapmış oldukları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye isabet ettiğini, dairenin yüklenici tarafından diğer davalı ...'na tapuda devredildiğini ve arsa sahiplerinin bu olayla ilgilerinin bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. Davalı yüklenicinin kendisine isabet eden yerlerin arsa sahipleri tarafından başkalarına satılıp zarara uğratıldığı yönünde açmış olduğu bir dava da bulunmamaktadır.
Dava konusu bağımsız bölüm yüklenici tarafından davalıya 26.02.1998 tarihinde tapuda devredilmiştir. Davacı ise bu tarihten sonra 18.10.2000 tarihinde dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almıştır. Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edindiği bağımsız bölümü davalıya tapuda devrettikten sonra davacıya kendi üzerinde olmayan bir hakkı temlik etmiştir. Bu durumda davacının tapu maliki olan davalıya karşı ileri sürebileceği bir hakkı yoktur. Ancak akidi olan yükleniciden verdiğini geri isteyebilir. Davacı 26.12.2007 tarihli oturumda yükleniciye karşı açtığı davadan feragat ettiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle davalının yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozma ilamının kaldırılmasına, sonuç itibariyle usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.12.2011 tarih 2011/14754-15357 esas ve karar sayılı bozma ilamı kaldırılarak sonuç olarak doğru hükmün gerekçesi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Davacı, dava konusu daireyi tarihsiz yazılı sözleşme ile davalı yüklenici şirketten satın almış ve daire bedeli 20.01.2000 tarihinden itibaren taksitler halinde ödenmiştir. Elektrik abone sözleşmesi 30.11.2001 tarihinde yapılmış olup davacı halen taşınmazın zilyedidir.
Tapu kayıtlarına göre; davalı ... 26.02.1998 tarihden beri tapu kayıt malikidir. Dava konusu taşınmaz arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye isabet eden bağımsız bölümdür. Gerek davacı ve gerekse davalı ... bu yeri yükleniciden satın aldıklarını bildirmişlerdir.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil davasının kabulüne dair verilen 27.12.2007 tarihli karar yüklenici ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmemiştir. Kararı davalılardan arsa sahibi ... sadece vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir. Dairemizce yapılan incelemede davalı ...'a yapılan tebligatların usulsüz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu tapu kayıt maliki ...'nun iyiniyetli tapu kayıt maliki olup olmadığının araştırılması için yerel mahkeme kararı eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Bozma ilamına karşı davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi sayın çoğunluk tarafından yerinde görülerek 12.12.2011 günlü bozma ilamı kaldırılarak yerel mahkeme kararı bu kez onanmıştır.
Uyuşmazlık davacının haricen satın aldığı ve halen zilyetliğinde bulunan taşınmazın kayıt maliki ...'ın iyiniyetli malik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı ... 26.02.1998 tarihinde tapudan ferağ suretiyle satın aldığı taşınmaz ile ilgili olarak davacı tarihsiz sözleşme ve ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Sayın çoğunluk davacının ödeme belgesi tarihine göre davalı ...'ın daha önceki bir tarihte taşınmaza malik olduğu bu nedenle davacının tapu malikine karşı ileri sürülebileceği bir hakkı bulunmadığı gibi yükleniciye karşı açtığı davadan da feragat ettiği belirtilerek 12.12.2011 tarihli bozma ilamı kaldırılarak yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Ancak; davacı vekilince 15.10.2007-16.10.2007 tarihli dilekçelerde ve 26.12.2007 günlü duruşmadaki imzalı beyanında açıkca terditli olarak açılan davada tapu iptal ve tescil davasına devam edildiği belirtilerek terditli talep olan alacaktan vazgeçildiği bildirilmiştir. Bu nedenle yükleniciye karşı açılan davadan vazgeçildiği sonucuna varılamaz. Yükleniciye isabet eden dairenin davalı ...'a temlik edilmiş olması nedeniyle ... aleyhine açılan davaya devam edilmiştir.
12.12.2011 günlü bozma ilamında tüm deliller incelenmiş ve ...'nun 26.02.1998 tarihinde yükleniciye isabet eden toplam 29 adet daireyi aynı anda satın aldığı ve dava konusu taşınmazla ilgili olarak dava tarihine kadar davacıya herhangi bir uyarıda bulunmaması, dava açarak muaraza yaratmaması gibi hususların hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi tapu kayıt maliki davalı ...'a ait evde davacının ne sıfatla senelerce zilyetliğinde bulundurmaya devam ettiği hususların da açıklığa kavuşturulmadığı da gözetilerek davalı ...'ın iyiniyetli kayıt maliki olup olmadığının üzerinde durulması gerektiği vurgulanmış ve Türk Medeni Kanununun 3. maddesindeki karine ve bu konudaki 14.02.1951 tarih 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen gerekçelerden de yararlanmak suretiyle doğru sonuca gidilmesi için yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Yerel mahkeme kararı, yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup 12.12.2012 günlü bozma kararına yönelik karar düzeltme istemleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmelidir.